Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3716
2024/2591
29 Şubat 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/567 E., 2022/882 K.
SUÇ: Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
SUÇ TARİHLERİ: Sahte fatura düzenleme suçu yönünden 23.07.2011 25.03.2012
Sahte fatura kullanma suçu yönünden 25.07.2011 25.04.2012
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzelterek onama
Cumhuriyet Savcısı, sanık hakkında tefecilik suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2014 tarihli ve 2014/823 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yalnızca sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, tefecilik suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin, sanık hakkında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından her bir suç yönünden ve her takvim yılı için ayrı ayrı olmak üzere, toplam 4 kez, 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesince 25.05.2022 tarihinde yapılan incelemede, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinde 7394 sayılı Kanun'la yapılan değişik nedeniyle, mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
-
Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/567 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 7394 sayılı Kanun'un dördüncü fıkrası ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen üçüncü fıkra, 5237 sayılı Kanun'un 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 7394 sayılı Kanun'un dördüncü fıkrası ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen üçüncü fıkra, 5237 sayılı Kanun'un 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; zamanaşımının gerçekleştiğine, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, sanığın yüklenen suçları işlemediğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, iki ayrı hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
...Vergi Dairesi mükellefi Yakıştır İletişim ... Ltd. Şti.nin kurucu ortağı ve yetkilisi olan sanık hakkında, nakit ihtiyaçlarını karşılamak veya kredi kartı borçlarını ödemek amacıyla iş yerine gelen kişilerden aldığı komisyon karşılığında söz konusu kredi kartlarını kullanıp POS cihazlarından çekimler yaptığı, bu faaliyetini gizlemek amacıyla düzenlediği ve kullandığı faturaların gerçek mal satışı veya hizmet ifasına dayanmayan belgeler olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
-
Sanığın yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre öngörülen olağan ve/veya olağanüstü zamanaşımı sürelerinin hüküm ve/veya temyiz inceleme tarihlerine kadar gerçekleşmediği, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre toplanan delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un dördüncü maddesi ile eklenen fıkra uyarınca sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile aşağıda gösterilen hukuka aykırılık dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde uygulanmadığı hâlde bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sahte Fatura Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Hükmün verildiği son celsede, sanık hakkında sahte fatura kullanma suçu yönünden, Cumhuriyet savcısından görüş alınmadan hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 33 üncü ve 216 ncı maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sahte Fatura Düzenlenme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/567 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sahte Fatura Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/567 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'ın 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu yönünden olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiğine yönelik ek gerekçesi ve oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
EK GEREKÇE
Dairemizin yukarıda esas ve karar numaralan belirtilen 29/02/2024 tarihli, ilamındaki zincirleme şekilde işlenen sahte belge kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükmün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki ek gerekçe ile birlikte katılıyorum.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU: **
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir.
YEREL MAHKEME KARARI: **
İnceleme konusu Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2022 tarih, 2022/567 Es., 2022/882 Kr., sayılı kararında sahte fatura kullanma eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2011 ve 2012 takvim yılları) ilişkin 213 sayılı VUK'nin 359/b, (7394 sayılı yasanın 4. maddesiyle eklenen) 3. fıkrası, TCK'nin 43 ve 62 maddeleri de uygulanmak suretiyle 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
DAİREMİZCE VERİLEN BOZMA KARARI: **
Dairemizce yapılan incelemede 29/02/2024 tarih. 2023/3716 Es., 2024/2591 Kr., sayı ile 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçlarından verilen hükmün iddia makamının bu suçtan verilmiş mütalaası olmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
YASAL DÜZENLEME: **
Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK'nin 43/1 maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.'’
Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK'nin 66/6 maddesine göre;“... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.”
DEĞERLENDİRME: **
Yerel mahkemece sanığın birden fazla takvim yılına ilişkin zincirleme şekilde sahte belge kullanma suçlarından mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş olup, inceleme tarihi itibariyle 2011 takvim yılına ilişkin sahte belge kullanma suçlardan açılan kamu davasının yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle TCK'nin 66/1 e ve 67/4 maddeleri uyarınca düşürülmesi zorunludur.
Sanığa atılı sahte belge kullanma suçuna (suç tarihi itibariyle) öngörülen olağan zamanaşımı süresi TCK'nin 66/1 e maddesine göre 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise TCK’nin 67/4 maddesine göre 12 yıldır.
TCK’nin 43/1 maddesindeki düzenlemeye göre zincirleme suçlar aynı suç işleme kararı ile işlenmiş olmasına rağmen her biri bağımsızlığını korumaktadır. Buna karşılık bağımsızlığı koruyan suçlara tek bir ceza verilmesi, ancak bu cezanın artırılarak uygulanması benimsenmiştir. Dolayısıyla zincirleme suç kurumu sanık lehine bir düzenlemedir. Zincirleme olarak işlenen her bir suç bağımsızlığını koruduğu içinde birbirinden bağımsız olarak zamanaşımına uğraması gerekir. Diğer bir değişle zincirleme olarak işlenen suçlardan bazılarının zamanaşımına uğraması halinde bu suçların zincirden çıkarılması ve yalnızca zamanaşımına uğramayan suçların cezalandırılması gerekir. ( TANER. Fahri Gökçen, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s. 165; KUNTER, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, s.69; ayrıca TAŞDEMİR Kubilay, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, 2. Bası, Ocak 2015, s.134)
TCK'nin 66/6. Maddesindeki düzenleme zaman aşımının başlangıcının tespit açısından mahkemelere ışık tutan bir düzenlemedir. Diğer bir deyişle, yasa koyucu zincirleme şekilde işlenen suçlarda zamanaşımının zincirin hangi halkasından başlatılacağına ilişkin bir belirleme yapmaktadır. Esasen böyle bir düzenleme olmasaydı dahi suç teorisi gereği zamanaşımının zincirin en son halkasından başlatılması gereklidir.
Dolayısıyla kural olarak dava zamanaşımı süresi zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren başlarsa da bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bu suçlar arasındaki zaman aralıkları net ve ayrı ayrı belirlenebilecek durumda ise zincirin halkasını teşkil eden suçlardan bir kısmının diğer suçlardan bağımsız olarak dava zamanaşımına uğraması mümkündür. TCK'nin 43/1. maddesinde fiillerin çokluğu korunurken cezanın birliği ilkesi benimsendiğine göre inceleme tarihi itibariyle zincirleme suçun halkalarına oluşturan suçlardan biri ve birkaçının zamanaşımına uğraması halinde bu suçlar bakımından düşme kararı verilmesi zorunludur. Çünkü TCK'nin 66/6. maddesi fiillerin çokluğunu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir.
SONUÇ: **
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2022, 2022/267 Es., 2022/882 Kr., sayılı kararında sahte fatura kullanma eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2011 ve 2012 takvim yılları) ilişkin 213 sayılı VUK'nin 359/b, (7394 sayılı yasanın 4. maddesiyle eklenen) 3. fıkrası, TCK'nin 43 ve 62 maddeleri de uygulanmak suretiyle 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, inceleme tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı gerçekleşen (2011 takvim yılında sahte kullanma suçundan açılan) kamu davasının düşürülmesi gerektiğine de işaret edilerek bozulması gerektiği görüşündeyim. Bu sebeplerle sayın çoğunluğun zincirleme şekilde işlenen sahte belge kullanma suçundan verilen hükmün bozulması yönündeki düşüncesine ek gerekçe ile birlikte katılıyorum. 29.02.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03