Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30769
2024/2493
29 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/385 E., 2016/84 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 87.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik araştırma hüküm kurulduğuna, yeterli delil bulunmadığına, fazla ceza verildiğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'nın olay tarihinde galericilik yapan katılan ... Çiftçi'nin iş yerine gelerek 34.500,00 TL tutarında bir araç almak istediğini, 4.250,00 TL nakit parasının olduğunu, geri kalan kısmı için çek vereceğini söyleyerek katılan ile anlaştığı ve bu bağlamda 16.10.2014 keşide tarihli ve 52.500,00 TL bedelli ... adına keşide edilmiş çeki ciro ederek katılana verdiği, katılan tarafından çekin bankaya ibraz edilmesi sahte olduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanık ...'ın suça konu çeki beraat eden sanık ...'dan aldığını beyan ettiği, ...'ın ise, sanık ...'ın beyanlarının doğru olmadığını, sanığın kendisini arayarak çekle ilgili bir sorun olduğunu ve kendisinin adına yazdırmak istediğini söyleyince kimlik bilgilerini ve telefon numarasını verdiğini beyan ettiği, suça konu çek üzerinde yapılan kriminal incelemede çekin külliyen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın tevilli ikrarı, beraat eden sanık ...'ın ve katılanın beyanları, suça konu çekin sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna ve çekin üzerinde yer alan yazıların ve imzaların sanıklara aidiyeti hususunda düzenlenen ANK BLG 15/02150 sayılı uzmanlık raporunun içeriği, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle, sanık ...'nın üzerine atıldığı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasında hakime, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak kişiye adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmesi hususunda takdir yetkisi verildiği, herhangi bir zorunluluk yüklemediği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen adli para cezasının taksitlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen fazla adli para cezasına hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince 20 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde tespit edilmesi gerektiği ve bu açıklama ışığında; somut olayda sanığın 34.500,00 TL değerinde araç satın aldığı ve 4.250,00 TL nakit para verdiği gözetilerek haksız menfaat miktarının 30.250,00 TL olduğu ve bu miktar üzerinden, adli para cezasının 3025 gün olarak hesaplanması gerektiği gözetilmeksizin, çek bedeli esas alınarak 5250 gün üzerinden hesaplanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan para cezasına ilişkin "5250", "4378", "87.500,00" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "3025", "2520" ve "50.400,00” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03