Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/39827
2024/2461
28 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/4 E., 2016/388 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, mağdur ...'un borçlu kendisinin alacaklı olduğu suça konu 25.000,00 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyip borcuna karşılık ...'e verdiği iddia olunmuştur.
-
Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılan ve mağdur beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Belgede sahtecilik suçlarında, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği gözetilerek, suça konu bononun getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tespit edilmesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurların bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
-
Sanığın savunmasında, mağdur ...'un borcuna karşılık 25.000,00 TL bedelli senet düzenleyip kendisine verdiğini ancak bu senedi kaybettiğini, bu nedenle ...'un da bilgisi dahilinde suça konu senedi düzenlediğini beyan etmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı dikkate alınarak mağdur ...'a suça konu senedi düzenleme konusunda sanığa rıza gösterip göstermediğinin sorulması, sanığın savunmasında iddia ettiği gibi mağdur ... ile sanık arasında alacak borç ilişkisinin gerçek olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde düzenlenen ''bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik'' suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17