Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/25758
2024/2452
28 Şubat 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/119 E., 2019/423 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/1414 Esas, 2014/608 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/1414 Esas, 2014/608 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/23148 Esas, 2017/25213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik temyiz başvurularının kabulüne karar verilerek sanıklara yüklenen suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/119 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ...'nın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, suçu işleyen ve kartını kullanan kişinin eski eşi ... olduğuna, bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
-
Sanık ...'ın temyiz isteği, katılan ile uzlaşma sağladıklarına ve üzerine düşen edimleri yerine getirdiğine, hakkında verilen mahkumiyet kararının bu nedenle doğru olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılanı cep telefonundan arayan bir erkek şahsın, kendisini polis olarak tanıttığı, yanında savcının olduğunu söylediği, telefonlarının dinlendiğini, kredi kartlarının başkaları tarafından kullanıldığını, bu şahısların yakalanabilmesi için Bank Asya Denizli Şubesi ve HSBC Bank Sanayi şubesine para yatırmasını istediği, katılanın da temyiz dışı sanık Abdulkadir Karalök adına kayıtlı olan hesaba 1.400,00 TL, sanık ... adına kayıtlı bulunan hesaba 1.000,00 TL yatırdığı, daha sonra dolandırıldığını anladığını anlayarak şikayetçi olduğu olayda; temyiz dışı sanık Abdulkadir Karalök kendi adına kayıtlı bulunan kartını, arkadaşı olan sanık ...'ın istemesi üzerine ona verdiğini beyan etmiş, sanık ... bu durumu doğrulamış ancak Murat Olat isimli kişinin kendisinden kart bulmasını istediğini olaydan haberdar olmadığını savunmuş, sanık ... ise; kendi adına 2009 2010 yıllarında maaş kartı çıkardığını, 2012 yılında bu kartı kaybettiğini, kartı iptal ettirdiğini ancak hesabı kapatmadığını, olaydan haberdar olmadığını, diğer sanıkları tanımadığını beyan etmiş, sonraki savunma ve dilekçelerinde eylemin eski eşi ... tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini savunmuş, sanık ... ve katılan arasında uzlaşmanın sağlandığına dair rapor dosya arasına alınmış, sanık ...'nın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşma işlemi bu sanık yönünden sonuçsuz kalmış, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Hakkında katılma kararı verilen ...'ın gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmediği anlaşılmakla gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi ve yanlış yazılan suç tarihinin 02.10.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozma üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, 01.01.2019 tarihli uzlaştırma raporundan sanık ... ile katılan arasında 5.000,00TL ödenmesi ve eğitim gören ihtiyaç sahibi 20 öğrenciye kışlık giyecek bağışlanması ile karşılıklı uzlaşmanın sağlandığı ve katılana 16.01.2019 tarihinde sanık tarafından 5.000,00TL ödeme yapıldığı ve 20 öğrenciye kışlık giyecek alındığının dosya arasında bulunan belgelerden ve uzlaştırma raporundan anlaşıldığı, bu kapsamda katılan ile sanık ... arasında uzlaşmanın sağlanmış olduğu, 1136 sanık hakkında uzlaşma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddeleri uyarınca ilk uzlaştırma teklifinin yapıdığı tarih ile uzlaşmanın sonuçsuz kıldığı tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, olayla bir ilgisinin olmadığını, kartını 2012 yılında kaybettiğini, kartını iptal ettirdiğini ancak hesabını kapattırmadığını, diğer sanıkları tanımadığını beyan etmesi, sonraki savunma ve dilekçelerinde de bu eylemi eski eşi olan ...'in gerçekleştirmiş olabileceğini söylemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanığın hesabının bulunduğu karta ilişkin bir iptal talebinin olup olmadığının ve kartı iptal edilmiş ise ne zaman iptal edildiğinin sorulması, suç tarihlerine denk gelen hesap ekstresi getirtilerek kart ile işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmış ise bu işlemlerin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sanıktan sorulması, sanığın eski eşi olan ...'in 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesindeki hakları hatırlatılarak olayla ilgili tanık olarak beyanının alınması ve tüm deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/119 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının uzlaşma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/119 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17