Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4542
2024/2196
26 Şubat 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/761 E., 2019/885 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/761 Esas, 2019/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, hakkında beraat kararı verilen Hazel Kavaklı ve ...isimli şahıslarla birlikte, katılanın yetkilisi olduğu şirkete ait suça konu çalıntı çeki sahte olarak düzenleyip, kullandığı iddia edilmiştir.
-
Sanık, aşamalardaki savunmalarında suçu işlemediğini belirtmiştir.
-
Uzmanlık raporunda, "Tetkik konusu çekin ön yüzünde bulunan yazılar ve keşideci imzasının sanığın elinden çıktığını gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanılamamıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
-
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasına itibar edilmeyerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurların bulunmaması halinde çekin özel belge niteliğinde olacağı, sanığın keşideci imzası haricince zorunlu unsurları bulunmayan çeki Hazel Kavaklı isimli şahsa vermiş olması, hakkında beraat kararı verilen Hazel Kavaklı isimli şahsın, keşideci imzası dışında tümüyle boş olarak kendisine verilen çekin boş kısımlarının daha sonra kendisi tarafından doldurulduğunu belirtmesi karşısında, sanığın Hazel Kavaklı isimli şahsa verdiği zorunlu unsurları tam olmayan çekin, çek vasfında bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
-
Kabule göre de, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında sahte olduğunu bildiği ES CAD Mühendislik Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait, 28.02.2013 keşide tarihli ve1.000,00 Türk lirası bedelli çeki kullanması nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ile Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/5160 Esasına kayden, İpek Yem ve Gıda San Tic Anonim Şirketine ait 28.02.2013 keşide tarihli ve 1.150,00 Türk lirası bedelli çalıntı çeki sahte olarak düzenleyip kullanması nedeniyle ise Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/355 Esasına kayden kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda işlendiği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir.
Bu itibarla, anılan dava dosyasının getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak gerekli değerlendirmelerin yapılmasıyla sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/761 Esas, 2019/885 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45