Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8
2024/2183
26 Şubat 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/316 E., 2021/137 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kamu davasının durması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/316 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca durmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 11.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2022 tarihli ve 2022/13341 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB 2022/139823 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB 2022/139823 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/11/2021 tarihli ve 2020/5006 esas, 2021/20700 karar sayılı ilâmında "...görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcısının gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu ancak bu yetkinin elbette ki hukuki değerlendirmeye yönelik olamayacağı ancak hukuk düzeninde var olacak evrakın da Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş olacağının da gözetilmesi gerektiği, dolayısı ile ortada henüz tamamlanmış bir kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karardan söz edilemeyeceği gibi anılan kararın görüldü ve imza aşamasının bu şekilde kalması durumunda da taraflara tebliğe çıkarılmasının mümkün olmadığı; kaldı ki kararın şüpheliye tebliğ edilmediğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararının da kesinleşmediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet Savcısına ait olduğu bu durumda mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,...Kararının CMK. nın 309/4 a. maddesi gereğince BOZULMASINA..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra, o yer Cumhuriyet Başsavcısı tarafından eksik soruşturma yapıldığından bahisle iade edilmesini müteakip, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usûlüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcısının gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu ancak bu yetkinin elbette ki hukukî değerlendirmeye yönelik olamayacağı ancak hukuk düzeninde var olacak evrakın da Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş olacağının da gözetilmesi gerektiği, dolayısı ile ortada henüz tamamlanmış bir karardan söz edilemeyeceği gibi anılan kararın görüldü ve imza aşamasının bu şekilde kalması durumunda da taraflara tebliğe çıkarılmasının mümkün olmadığı; kaldı ki kararın şüpheliye tebliğ edilmediğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararının da kesinleşmediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklindedir.
- 5271 sayılı Kanun'un 170 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
" denilmektedir.
- Hüküm tarihinden sonra, 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) Cumhuriyet başsavcısının görevleri başlıklı 18 nci maddesi;
"Cumhuriyet başsavcısının görevleri şunlardır:
-
Cumhuriyet başsavcılığını temsil etmek,
-
Başsavcılığın verimli, uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, iş bölümünü yapmak,
-
Gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak,
-
Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının; ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde görevli Cumhuriyet başsavcıları, Cumhuriyet başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır.
Asliye ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır.
(Ek fıkra:17/6/2021 7328/2 md.) Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
- Cumhuriyet Başsavcı vekilinin görevlerinin düzenlendiği 5235 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde ise;
"Cumhuriyet başsavcıvekilinin görevleri şunlardır:
-
Cumhuriyet başsavcısının verdiği görevleri yerine getirmek,
-
Cumhuriyet savcılarının adlî ve idarî görevlerine ilişkin işlemlerini inceleyip Cumhuriyet başsavcısına bilgi vermek,
-
Gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak,
-
Cumhuriyet başsavcısının yokluğunda ona vekâlet etmek.
Aynı yerde görev yapan birden çok Cumhuriyet başsavcıvekili bulunduğunda, Cumhuriyet başsavcısına vekâlet edecek olanı Cumhuriyet başsavcısı belirler."
Denilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcı vekilinin gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcısına ait olan yetkileri kullanabileceği hükme bağlanmıştır.
-
Sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2019 tarihli ve 2019/108118 Soruşturma ve 2019/101940 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, görüldü işlemi için ... Cumhuriyet Başsavcı vekiline gönderilmesine müteakip eksik soruşturma yapıldığından bahisle iadesine karar verildiği, iade kararı sonrası yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2020 tarihli ve 2019/108118 Soruşturma ve 2020/26413 Esas sayılı iddianamesi ile atılı suçlardan kamu davası açıldığı, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/242 İddianame Değerlendirme sayılı kararı ile iddianamenin kabulüne karar verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde, aynı Mahkemenin 09.02.2021 tarihli ve 2020/316 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararında yer alan "Sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan ... CBS'nin 15/10/2019 tarih, 2019/108118 soruşturma ve 2019/101940 karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bu kararların ... Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından iade edilmesi üzerine sanık hakkında bu müştekilere yönelik dolandırıcılık ve özel belgede suçundan kamu davası açıldığı, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararların müştekilere tebliğ edilmediği, bu nedenle müştekilere yasal süresinde bu kararlara karşı CMK 173. Maddesinde öngörülen itiraz yoluna başvuru imkanı tanınmadığı,CMK 172/2. Maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, Cumhuriyet Başsavcı Vekillerinin kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararları Cumhuriyet Savcılarına iade etmesine yönelik yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle CMK 172/2. Medde ve 173. Maddesindeki usullere uyularak kamu davasının açılmadığı ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir iddianameden söz edilemeyeceği..." şeklindeki gerekçe ile kamu davasının durmasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
-
Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre; Cumhuriyet Başsavcısının ve vekillerinin, Cumhuriyet Savcıları üzerinde Kanun'dan kaynaklanan denetim ve gözetim yetkilerinin bulunduğu, bu kapsamda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararların görüldü işlemini yapmanın da yetki ve görevleri arasında olduğu, Cumhuriyet Savcısının işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığı adına yapıldığı ve Mahkeme karşısında tekil olarak her bir Cumhuriyet Savcısının değil, Cumhuriyet Başsavcılığının bir bütün olarak bulunduğu, yapılan işlemlerin de Cumhuriyet Başsavcılığının bütünlüğü içerisinde gerçekleşen işlemlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Cumhuriyet Savcısı tarafından gönderilen karar üzerinde yapılacak "görüldü" işlemi, kurucu unsurlarından olmamakla birlikte, uygulamada kararın "görüldü" yapılmadan kesinleşmesinin de söz konusu olmadığı, Cumhuriyet Başsavcısının Cumhuriyet Savcısının kararı üzerinde esasını değiştirmeye yetkili bir makam gibi red işlemi yapamayacağı, ancak kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayabileceği, bu aşamada kararın niteliğinin değişmesi söz konusu olmadığı gibi, yetkinin de halen Cumhuriyet Savcısına ait olduğu kabul edilmektedir.
-
Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, o yer Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle iade edilmesini müteakip, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli soruşturma işlemleri yapılarak iddianame düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından bahisle durma kararı verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcı vekilinin gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle taraflara tebliğ edilmeyen kararın hukuken henüz varlık kazanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece yargılamaya devam edilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/316 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
#########
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45