Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3109

Karar No

2024/2173

Karar Tarihi

26 Şubat 2024

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/148 E., 2015/49 K.

SUÇ: Sahte fatura düzenleme

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 2 kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, temyiz edilmeksizin 18.02.2015 tarihli kesinleştirme şerhi ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/29757 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB 2023/54124 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB 2023/54124 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamında göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/04/2014 tarihli ve 2014/50879 soruşturma, 2014/20126 esas, 2014/5433 sayılı iddianame ile sanık hakkında "sahte fatura düzenlemek" suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde, her takvim yılı içerisinde işlenen "sahte fatura düzenleme" ve "sahte fatura kullanma" fiillerinin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı gözetilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” ve aynı Kanun’un 225. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde sahte fatura kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı

359 uncu maddesinin (b) bendi, "...Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.", aynı Kanun'un 367 nci maddesinin birinci fıkrası, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir." şeklindedir.

  1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme ile kamu davasının sınırları ortaya konulmaktadır.

  2. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2022 tarihli ve 2022/11 153 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararında; "...Vergi kaçakçılığı suçları içinde en sık işlenen suçlardan olan sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlardır. Bu bağlamda incelendiğinde; Vergi belgelerindeki sahteciliğin amacı; düzenleyen için komisyon almak suretiyle haksız kazanç sağlamak veya vergi doğuran faaliyetini vergi dairesi bilgisi dışında tutarak vergi ödememek; kullanan için ise gideri fazla gösterip matrahı düşürmek, dolayısıyla vergiyi az ödemek veya hiç ödememek ya da hakkı olmayan vergi iadesi veya indiriminden yararlanmaktır. Yine belirtilen suçlar yönünden suçun konusunun farklı olup olmadığına da değinmek gerekecektir. Vergi kanunlarına göre düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler her iki suçun da konusunu oluşturmaktadır. Ancak uyuşmazlık konusuyla ilgisi bakımından tek bir failin sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin ikisini de gerçekleştirdiği durumlarda düzenlenen ve kullanılan söz konusu belgelerin aynı ya da farklı olmaları failin işlediği suç sayısının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Örneğin; failin bizzat düzenlediği sahte belgeyi, kendi mükellefiyeti yönünden vergi dairelerine sunduğu beyannamelere konu etmesi durumunun söz konusu olmadığı bir olayda, kullandığı belgelerin, başka bir sahte belge düzenleyicisi tarafından hazırlanan belgeler; düzenlediği belgelerin ise kendi mükellefiyetine ya da başka mükelleflere ait belgeleri gerçeğe aykırı olarak doldurmak suretiyle tanzim ettiği veya tamamen sahte oluşturduğu ve üçüncü şahısların kullanması için verdiği belgeler olacağı, böyle bir durumda failin düzenlediği ve kullandığı belgelerin, yani suç konularının birbirinden farklılık

arz edeceği açıktır. Maddede belirtilen sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarında failin hareketi de birbirinden farklılık arz etmektedir. Sahte belge düzenleme suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerinin kanuni şekle uygun olarak tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi oluştururken, sahte belge kullanma suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; sahte belgenin deftere kaydedilmesinden sonra dahil edildiği beyannamenin mükellef tarafından vergi dairesine verilmesi oluşturmaktadır. Özel Dairenin yerleşik uygulamalarında da sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu kabul edilmekte, bu yöndeki Yargıtay uygulamasının doktrin tarafından da ağırlıklı olarak benimsendiği görülmektedir." denilmek suretiyle "sahte fatura düzenleme" ve "sahte fatura kullanma" suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, birbirlerine dönüşemeyeceği kabul edilmektedir.

  1. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 225 nci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fail ve fiilden ibaret olup, sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.04.2014 tarihli ve 2014/50879 Soruşturma, 2014/20126 Esas sayılı iddianamesiyle, Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı (1) No'lu Rapor Değerlendirme Komisyonu'nun 24.03.2014 tarihli ve RDK 1 2014/30 sayılı komisyon mütalaası ile ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak "2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ayrı suçları oluşturduğu, "2011 ve 2012 takvim yıllarında sahta fatura kullanma" suçu yönünden verilmiş bir mütalaa ve açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçları anlatıldıktan sonra, hüküm fıkrasında sanığın sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzenlemesahtekabulüneyararınatevdiinefaturagerekçemahkûmiyetkanunyolunaistembozulmasınakonusubozmainceleme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim