Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30665
2024/2170
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/126 E., 2016/90 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına münhasır olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2014/126 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
-
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanığın, suça konu bononun sahteliğini bilerek hareket ettiğinin sabit olmadığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 211 inci ve 62 nci maddelerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine,
-
Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden; beraat eden sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, borçlusunun katılan, alacaklısının ise kendisi olduğu 430.000,00 TL bedelli senedi İ.M. isimli kişiden 30.000,00 TL'ye satın aldığı kafe için İ.M.'ye ciro ederek verdiği, İ.M.'nin bu senedi ...2. İcra Müdürlüğünde icra takibine koyduğu katılanın şikâyeti üzerine takibin kaldırıldığı ve yine katılanın şikâyeti üzerine İ.M. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, ...3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/433 Esas sayılı dosyası ile İhsan hakkında beraat kararı verildiği, İ.M. hakkında söz konusu ceza davası devam ederken sanığın, senet aslını ele geçirerek senedin arkasındaki ciroyu karalayıp sanki yeni bir senetmiş gibi 13.04.2012 tarihinde ...2. İcra Müdürlüğünde katılan aleyhine yeniden takibe koyduğu katılanın bu takibe de itirazı sonucunda ...İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/359 sayılı dosyası ile imzanın katılana (borçluya) ait olmadığının tespitiyle takibin durdurulduğu böylece sanığın, hukuken sahteliği ortaya konmuş senedi ısrarla takibe koyarak katılandan haksız menfaat temini amacıyla sahte olduğunu bildiği resmi evrakı kullandığı anlaşılmıştır.
-
Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
-
Katılanın aşamalardaki beyanlar istikrarlıdır.
-
Dosya kapsamında İ.M.'nin tanık sıfatıyla beyanı tespit olunmuştur.
-
Tanık İ.M.'nin tarafı olduğu ...2. İcra Müdürlüğünün 2009/3202 sayılı dosya sureti ve ...3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/433 Esas sayılı dosya sureti dava dosyasına eklenmiştir.
-
Sanığın icra takibine esas ...2. İcra Müdürlüğünün 2012/1840 sayılı takip dosyası ve ...İcra Hukuk Mahkemesinin dosya sureti ile bu Mahkemece temin olunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan ve senette ...’e atfen atılmış imzanın, ...’in eli ürünü olmadığı tespiti içeren, 17.09.2012 tarihli adli rapor dava dosyasına eklenmiştir.
-
İnceleme konusu dava dosyası kapsamında temin olunan, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan ve senet ön yüzündeki yazılar ile keşideci adına atılı imzanın, ...’in eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği şeklinde görüş açıklanan 19.11.2015 tarihli adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece, suça konu senedin duruşmada incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği anlaşılmıştır.
-
Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
-
Olay ve Olgular başlığı altında (4), (5), (6) ve (7) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verilen deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın, sahte olduğunu bildiği resmi belgeyi, bu özelliğini bilerek kullandığı sabit olmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, sanığın suç kastı gözetilerek temel cezanın teşdiden belirlenmesinde, hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın adli sicil kaydı gözetildiğinde lehe hükümlerin uygulanmaması yönünde takdir kılınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Sanığın, tüm dosya kapsamına göre katılan tarafından düzenlenmediği, bu itibarla sahte olarak düzenlendiği tespit edilen seneti katılandan haksız menfaat temin etmek amacıyla icra takibine koyduğu, ancak katılanın itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladığı ancak elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadığı gözetilerek sanık hakkında, teşebbüs aşamasında kalan atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken hatalı değerlendirme neticesinde yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2014/126 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2014/126 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45