Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1103
2024/2157
26 Şubat 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2021/5658 Değişik iş
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2021 tarihli ve 2021/83809 Soruşturma, 2021/56235 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/5658 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli ve 2022/22001 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB 2023/24013 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB 2023/24013 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 30/11/2021 tarihli şikayet dilekçesinde yer aldığı üzere, Malik İmtiyaz adlı şahsın şüpheliler ile müştekiyi yatırım yapmak ve fabrika açmak amacıyla bir araya getirdiği, şüphelilerin müştekiyi kurdukları şirkete yatırım yapması ve makine alınması konusunda ikna ettiği, taraflar arasında 12/02/2021 tarihli 'Ticari Yatırım Anlaşması' imzalandığı, müştekinin anlaşma karşılığı 15.000 Sterlin bozdurarak Malik İmtiyaz adlı şahsa verdiği, 5.000 Sterlin tutarındaki paranın ise şüphelilere teslim edildiği, şüphelilerin ilk iki ay kar payı adı altında müştekiye 200 Sterlin ödedikleri ancak daha sonra müştekiyle irtibata geçmedikleri, müştekinin şüphelilere ulaşamadığı, müştekinin Öztürk Pak İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin şüpheliler ile yaptığı görüşme aşamasında kurulduğunu tespit ettiği, şüphelilerin benzer şekilde Pakistan uyruklu Zubaır Akbar Gıll adlı şahsı dolandırdıkları iddiası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/66479 sayılı soruşturmasının devam ettiği, şüphelilerin ticari yatırım anlaşması aracılığıyla müştekiyi dolandırdığı iddiası üzerine dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmada; şüphelilerin müştekiyi yanıltmasının hile koşulunu oluşturmayacağı gibi eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, taraflar arasında hukuki ortaklık sözleşmesine dayalı ilişkinin bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müşteki vekilinin 30/11/2021 tarihli dilekçesinde şüphelilerin benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturmalarının bulunduğundan bahsettiği, şüphelilerin benzeri eylemleri farklı şahıslara karşı da gerçekleştirdiği iddia olunmakla, öncelikle şüphelilerin ifadesine başvurularak, atılı suç kapsamında yer alan dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa tanıkların dinlenmesi, Öztürk Pak İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicil kaydının dosyaya alınarak ticari faaliyet alanının araştırılması, 12/02/2021 tarihli 'Ticari Yatırım Anlaşması' kapsamında şüphelilerin müştekiden yatırım adı altında toplam 20.000 Sterlin alıp almadığının banka ile şirket kayıtları üzerinden incelenmesi, şirketin ortaklık yapısı ve malvarlığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınması sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... vekilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazmış olduğu 30.11.2021 havale tarihli dilekçesinde; şikâyetçinin İngiltere vatandaşı olup 2019 yılında taşınmaz alımı nedeniyle Pakistan vatandaşı ve aynı zamanda turist rehberliği yapan şüphelilerden... ile tanıştığını, taşınmaz alımları nedeniyle bu kişi ile diyaloglarının geliştiğini ve güvenini kazandığını, şikâyetçinin Türkiye'de bulunduğu sırada şüpheli...'in şikâyetçi ile irtibata geçip bir kısım şirket belgeleri de göstermek suretiyle, diğer şüpheliler ... ve ... ile birlikte bir makine aldıklarını, ancak makine için biraz paraya ihtiyaçları olduğunu, bu makineyi aldıkları takdirde her ay 200 Sterlin kâr payı olmak üzere ödeme yapılacağını söylediğini, bir müddet sonra...'in şikâyetçi ile ... ve ...'ü bir araya getirdiğini, hatta bu görüşmede tercümanlığı kendisinin yaptığını, şüphelilerden her birinin yatırım ve üretim için fabrika açmak konusunda, işin çok karlı bir yatırım olduğunu iddia ederek şikâyetçiyi ikna ettiklerini, bunun üzerine 12.02.2021 tarihinde ticari yatırım anlaşması başlığı altındaki bir belgeyi şikâyetçiye imzalattıklarını ve şikâyetçinin...'in banka hesabına 15.000 Sterlin karşılığı Türk Lirası yatırarak, 5.000 Sterlini ise nakit olarak bu şüphelilere teslim ettiğini, ilk iki ay 200 sterlin ödendiğini ancak daha sonra şüphelilerin ortadan kaybolduklarını, şüphelilerin kurmuş oldukları şirketin herhangi bir malvarlığı ya da faaliyetinin olmadığını, bu şirketin yabancı uyruklu ve Türkiye'de yatırım yapmak isteyen kişileri dolandırmak amacıyla kurulduğunu, böylece iştirak halinde hareket ederek haksız menfaat temin eden şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işlediklerini iddia etmesi karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, ticari yatırım anlaşması başlıklı belge altındaki imzaların şikâyetçi ve şüphelilere ait olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, belgede tanık sıfatıyla imzası bulunan kişilerin beyanlarının alınması, gönderilen paraya ilişkin ilgili banka kayıtlarının getirtilmesi, şirketin herhangi bir malvarlığı ya da faaliyetinin olup olmadığının, şikâyetçi tarafından yapılan ödemenin ne şekilde kullanıldığının, kayıtlara işlenip işlenmediğinin, gerekirse defter ve belgeler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma neticesinde hukuki ihtilaf olarak kabul edilen iddia hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/5658 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45