Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/910

Karar No

2024/2154

Karar Tarihi

26 Şubat 2024

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/53 E., 2021/343 K.

SUÇ: Özel belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca (iki kez) 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 11.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2022 tarihli ve 2022/15418 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB 2023/1864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB 2023/1864 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1 ve 62. (ikişer kez) maddeleri uyarınca (2 defa) 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2017 tarihli ve 2016/736 esas, 2017/247 sayılı kararının 12/06/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 16/12/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1 ve 62. (ikişer kez) maddeleri uyarınca (2 defa) 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2021 tarihli ve 2021/53 esas, 2021/343 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki adına 2 ayrı GSM hattı çıkardığı olayda her ne kadar Mahkemesince sanığın özel belgede sahtecilik suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;

1 Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/06/2020 tarihli ve 2017/23999 esas 2020/5901 karar sayılı ilâmında ''Sanığın, katılana ait nüfus cüzdanını yolda bulduğu, katılana ait resmi nüfus cüzdanından sökerek yerine arkadaşının oğlu olan temyiz dışı çocuk sanığın resmini yapıştırdığı, suça sürüklenen çocuğun, sanığın yönlendirmesi ile oluşturulan sahte nüfus cüzdanı ile ilk önce bir AVEA bayiine gittiği, katılan adına AVEA'ya ait iki adet abonelik sözleşmesi imzaladığı ve iki adet AVEA hattı çıkarttırdığı...şeklinde gerçekleşen somut olayda, özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede; Hüküm tarihinden önce 10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA'' şeklinde belirtildiği üzere, sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunu oluşturduğu, iddianamenin de anılan suçtan düzenlendiği gözetilmeden, eylemin özel belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,

2 Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda suça konu katılanın rızası ve bilgisi dışında çıkarılan GSM hatlarına ait abonelik sözleşmelerinin farklı tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, bu abonelik sözleşmeleri açısından zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir sözleşme tanziminin ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesine, 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 06.02.2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi ile eklenen dördüncü fıkrası; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklinde ve aynı Kanun'un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ise; "bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.

  2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011 6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.", aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında da; (Ek fıkra: 11/1/2011 6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümleri yer almaktadır.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; bayi yetkilisi olan sanığın, katılanın bilgi ve rızası dışında adına iki adet sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, suç ve hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, bununla beraber; Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/17257 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında yer alan 16.05.2016 tarihli ön ödeme bildirimine ilişkin olarak, bildirimin öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ için gönderilmesi, tebliğ edilememesi durumunda ise bu kez MERNİS adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat yapılması gerektiği halde, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara yapılan 25.05.2016 tarihli tebliğ işlemi usulsüz olup sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve her sözleşme tanzimi ayrı eylem kabul edilmek suretiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararkabulüneyararınatevdiinebozulmasına''gerekçemahkûmiyetkanunmernisistemsahteciliközelkonusubozulmasınabozmainceleme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim