Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6462
2024/2083
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/342 E., 2020/3366 K.
SUÇLAR: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Esastan ret, kısmi bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından beraat, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ve 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından mahkumiyet kararına yönelik, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 10.03.2017 tarihli ve 2017/857 Esas, 2017/1186 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine, ... 22. Asliye Ceza mahkemesi 24.10.2018 tarihli kararı ile, sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan beraat, 2010 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan ise, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/342 Esas, 2020/3366 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olarak esastan reddine, 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin defter, kayıt ve belgeleri gizle suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sabit olduğuna,
-
Sanık müdafiinin sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 2010 ve 2011 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini 11.06.2014 tarihinde yapılan usulüne uygun tebligata rağmen ibraz etmemek suretiyle yüklenen suçu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi ikinci fıkrası uyarınca incelemenin iş yerinde yapılması gerektiği, somut olayda, iş yerinde inceleme yapılmadığı ve iş yerinin faal olması nedeniyle sanığın üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı, somut olayda defter ve belgelerin ibrazına dair istem yazının iş yeri adresinde sanığa bizzat tebliğ edilmesi, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 2013 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Defter. Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/342 Esas, 2020/3366 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 2013 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/342 Esas, 2020/3366 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59