Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3878
2024/1937
20 Şubat 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
D İ R E N M E
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/419 E., 2022/564 K.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
KARAR: Direnme (mahkûmiyet)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2021/13805 Esas, 2022/7411 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/406 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ... meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
-
Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2021/13805 Esas, 2022/7411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz başvurularının kabulüne karar verilerek, katılan vekilinin şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle temyiz başvurusunun reddine; sanık müdafiinin başvurusu yönünden ise, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle oy çokluğuyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile Dairenin bozma kararına karşı direnilerek (1) nolu paragrafta yazıldığı şekilde karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.07.2023 tarihli ve 2023/17964 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri; suçun sübut bulmadığına, unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdur ... hakkında, çeşitli kurumlara fatura borcu olan şahıslardan aldığı fatura bedellerini yatırmayarak uhdesinde bıraktığı iddiasıyla yapılan şikayet üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/12117 ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/34807 soruşturma sayılı dosyaları üzerinden soruşturmaların yürütüldüğü, suç tarihinde avukat olan sanık ...'ın,... 42. Noterliği'nce düzenlenen 01.05.2006 tarih ve 319 yevmiye sayılı vekâletname ile mağdurun avukatlığını üstlendiği, mağdurun beyanına göre sanığın kendisine, dosyalardaki mağdur sayısının 72 kişi olmasına karşın, kendisi hakkında 216 veya 220 kişinin şikâyette bulunduğunu, toplam zararlarının yaklaşık 80.000,00 TL ile 90.000,00 TL arasında olduğunu ve mağdurların zararlarının giderilmesi gerektiğini söylediği, bu şekilde sanığın mağdurdan şikayette bulunan kişilere ödenmek üzere banka havaleleri yoluyla toplam 75.614,00 TL aldığı, mağdurun bu olaylardan dolayı tutuklanmasından sonra, sanığın mağdurun eşini arayarak, mağdurun tahliyesini sağlamak ve yine soruşturma dosyasındaki mağdurlara ödenmek üzere 25.000,00 TL tutarında parayı mağdurun eşinden istediği, bunun üzerine mağdurun eşinin de sanığa elden 25.000,00 TL verdiği, sanığın mağdurdan almış olduğu paraları soruşturma dosyasındaki mağdurlarına ödemediği gibi, mağdura da iade etmediği, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/640 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 19.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda, fatura bedeli ödenmeyen müşteri sayısının toplam 110 olarak belirlendiği ve bu müşterilere ödenmesi gereken fatura bedelinin de 16.077,50 TL olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalarda, 75.000,00 TL tutarındaki paranın vekâlet ücreti olduğunu savunmasına karşın, 16.000,00 TL tutarındaki zarar nedeniyle, 75.000,00 TL gibi bir rakamın vekâlet ücreti olarak mağdur tarafından sanığa verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine sanığın Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/460 Esas sayılı dosyasında 25.03.2010 tarihli duruşmada, 226 kişinin zararının karşılandığını, fatura bedeli ödenmeyen 13 14 kişi kaldığını belirttiği, bu şekilde sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, dosyadaki belgeler ile tüm kapsamına göre, sanığın, soruşturma dosyasındaki mağdurların zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek ve mağdur sayısını da fazla göstererek şikâyette bulunan kişilere ödenmek üzere ödenmeyen fatura bedelinden çok daha yüksek miktarda parayı mağdurdan aldığı ve parayı soruşturma dosyasındaki mağdurlara ödemediği gibi mağdur ...'a da iade etmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde düzenlenen ... meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, sanığın mağdurla olan vekâlet ilişkisi çerçevesinde mesleği nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş para üzerinde, kendisinin yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunun anlaşılması karşısında eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozma kararı verildiği tespit edilmiştir.
-
Bozma sonrası yapılan yargılamada, Mahkemece sanığın eylemini müvekkil avukat ilişkisi içerisinde baktığı davada mağdur sayısını ve giderilmesi gereken zarar miktarını fazla söyleyerek onu aldatıp hile ile menfaati elde etmek suretiyle gerçekleştirdiği, bu nedenle eylemin, ... meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
-
Sanığın inkara yönelen savunması, mağdur ve tanık beyanları, kovuşturma izni, son soruşturma kararı, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/460 Esas sayılı dosyasındaki belgeler, 02.02.2011 tarihli "belgedir" başlıklı belge örnekleri, vekâletname, "vekâlet ücretidir" ve "makbuzdur" başlıklı belgeler, şikâyetten vazgeçmeye ilişkin dilekçe, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2021/13805 Esas, 2022/7411 sayılı kararında da belirtildiği üzere; İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın,... 42. Noterliğince düzenlenen 01.05.2006 tarih ve 319 yevmiye sayılı vekâletname ile mağdurun vekilliğini üstlendiği dosyanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, dosyadaki mağdurların zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek şikâyette bulunan kişilere ödenmek üzere mağdurdan aldığı meblağı mağdurlara ödemeyip uhdesinde tutmak suretiyle ... meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçunu işlediğinin kabul edildiği olayda; sanığın mağdurla olan vekâlet ilişkisi çerçevesinde mesleği nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş para üzerinde, kendisinin yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin hükümden önce 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması nedeniyle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2021/13805 Esas, 2022/7411 sayılı bozma kararının, Yargıtay üyeleri ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Direnme kararı gerekçesinin direnmeye konu karardaki karşı oya uygun olduğu ve direnme kararının Dairemizce kabulü gerektiği görüşünde bulunduğumuzdan, bozma kararının düzeltilmesine yer olmadığına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26