Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1699
2024/1925
20 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/490 E., 2016/75 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanığın temyiz isteğinin münhasıran hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalandığında mağdurun ismini beyan ederek mağdura ait olan ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği, alınan uzmanlık raporuna göre sahtecilik yapılan belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğunun belirlendiği, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Her ne kadar mahkemece suça konu belge üzerinde aldatıcılık niteliği hususunda gözlem yapılmamış ise de; incelenmek üzere mahallinden getirtilen sürücü belgesi aslının heyetçe incelenmesinde aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmış olup, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8 151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2013/551 Esas, 2014/104 Karar sayılı 3 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/114 Esas, 2006/284 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölümde yer alan "...Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/114 E 284 K sayılı 28/04/2008 kesinleşme tarihli 1 Yıl 8 Ay..." ibarelerinin çıkarılarak yerine ''...Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/551 E 2014/104 K sayılı 06/01/2015 kesinleşme tarihli 3 Yıl..." ibaresinin eklenmesine ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususununda infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26