Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/38188

Karar No

2024/1899

Karar Tarihi

20 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/541 E., 2016/539 K.

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/2635 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

  2. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/541 Esas, 2016/539 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi; duruşmanın bildirildiği saatten daha önce yapılarak sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sahte senetlerin katılanlar tarafından düzenlenmiş olmasının olası olduğuna, sadece onların beyanı ile sanığın mahkûm edildiğine, senetlerin sanık tarafından düzenlendiği bir an için kabul edilse dahi eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın 2009 yılında katılana 40.000,00 TL borç para verdiği ve karşılığında teminat olarak 26.000,00 ve 28.000,00 TL tutarlı iki adet bono aldığı, 2013 yılının Mart ayında katılanın faiziyle birlikte borçlarını bitirmesi üzerine sanığın teminat olarak aldığı bonolar yerine iki adet sahte bono tanzim ederek katılana verdiği, sonrasında katılandan borcu nedeniyle para istemeye devam ettiği, katılanın iade edilen bonoları incelediğinde sahte olduğunu tespit ettiği anlaşılmıştır.

  2. Ekspertiz raporuna göre de suça konu bonolardaki imzaların sanığa ya da kefile ait olmadığı belirlenmiştir.

  3. Sanık sahte bonoları katılanın oluşturmuş olabileceğini, zira kendisine borcunun tam olarak bitmediğini savunmuştur.

  4. Sanık hakkında tefecilik suçundan yargılama yapıldığı ve mahkûm edildiği ancak kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir.

  5. Mahkemece bonoların sahte olması, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile dosyaya yansıyan tüm delillere göre resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. 15.02.2016 tarihli duruşmada sonraki duruşmanın 25.03.2016 tarihinde saat 10:25'e bırakılmasına karar verildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede 25.03.2016 tarihli duruşmanın belirlenmiş olan saatten önce yapıldığının anlaşılması karşısında; Yerel Mahkemece duruşma saati değişikliğinden haberdar edilmeyen sanık ve müdafiinin yokluğunda yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine hükmolunarak savunma hakkının kısıtlanması,

  2. Kabule göre de;

a) Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdiri hâkime ait olduğu cihetle, suça konu bonoların duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

b) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, buna göre dosya arasında bulunan suça konu bono suretlerinin heyetimizce yapılan incelemesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi uyarınca, bono metninde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan "düzenleme tarihinin", açık ve anlaşılır şekilde ''düzenleme yerinin'' ve bonolardan birinin ''lehtarının'' da bulunmaması nedeniyle suça konu senetlerin bono vasfını haiz olmayıp özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

c) Sanığın aynı anda iki sahte bonoyu katılana iade etmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde temel cezanın teşdit uygulanarak belirlenmesi gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,

d) Suça konu bonolar hakkında bir karar verilmemiş olması,

e) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçesahtecilikbozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim