Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6807
2024/1749
15 Şubat 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/446 E., 2022/92 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan katılan ... ve Ahmet'e yönelik eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli kararının sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/16779 Esas, 2021/9741 Karar sayılı kararı ile eylemin uzlaşma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve zincirleme suç hükümleri yönünden eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/446 Esas ve 2022/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 2.600,00 TL adli para cezaı ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;sanığın dosyadaki kişileri tanımadığı, yeterli delil olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılanlara kendisini Adalet ve Kalkınma Partisi ile ilişkisinin olduğu, ismini belirtmediği bir bakanın şoförlüğünü yaptığı, katılanlara yeni çıkan torba yasadan yararlandırarak Ankara'da bulunan siyasetçiler aracılığıyla kendilerini emekli edebileceğini belirtip katılanlardan kimlik, diploma, nüfus cüzdanı fotokopisi, sigorta dökümü ve 6 adet fotoğraflarını aldığı, Ankara'ya gidebilmek için yine katılanlardan para talep ettiği ve sanığın katılanlardan aynı anda önce 300,00 TL, akabinde değişik zamanlarda 270,00 TL, 180,00 TL, 480,00 TL ve 245,00 TL menfaat temin ettiği, bu şekilde sanığın milletvekilleri ve ismini belirtmediği bakan ile ilişkili olduğunu katılanları emekli edebileceğini söylemek suretiyle değişik zamanlarda katılanlardan para alarak haksız menfaat temin ettiği somut olayda uzlaşmanın sağlanamaması üzerine temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde temel ceza üzerinden suçun birden fazla katılana yönelik tek fiille işlenmesi dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra suçun değişik zamanlarda birden fazla kez işlenmesi dolayısıyla aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken artırımın arttırılmış ceza üzerinden değil de temel ceza üzerinden yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, hukuka aykırı olup, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 ve 4 üncü bölümlerindeki hapis ve adli para cezası ile ilgili kısımların çıkartılarak yerine sırasıyla sanık hakkında "2 yıl 12 ay 150 gün" ve "1 yıl 18 ay hapis 125 gün adli para cezası" ibaresinin eklenmesi 5 inci bölümdeki adli para cezasına ilişkin miktarın çıkartılarak "2.500,00 TL adli para cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09