Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/3759

Karar No

2024/1628

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/216 E., 2016/329 K.

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, hırsızlık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, sanık

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; özel belgede sahtecilik suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; hırsızlık suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

  2. Sanığın Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/993 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 2015 yılı Ekim ayında işlediği kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.

  3. Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık hükümleri temyiz etmek istediğine dair dilekçe sunmuş, herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; iddianamede hırsızlık suçuna sadece sevk maddesi olarak yer verildiği, anlatımda yer almadığı gözetildiğinde hırsızlık suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı, sanığın GSM abonelik sözleşmesinde sahtecilik eylemi de 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturduğu halde özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Başka bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma sırasında sanığın, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak S.A'nın kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanı ile yakalandığı ve sanığın suça konu nüfus cüzdanını kullanarak S.A adına GSM hattı da çıkarttığının anlaşıldığından bahisle resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, suça konu fotoğraf değişikliği suretiyle tahrif edilen nüfus cüzdanının aldatma niteliğini haiz olduğuna dair ekspertiz raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa usulüne uygun şekilde önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

  2. Sanığın eylemine uyan "5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık" suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

C. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, dava dayanağı olan iddianame anlatımında hırsızlık eylemine yer verilmediği, iddianame başlığında hırsızlık suç adının ve sevk maddesinin yer almasısının hırsızlık suçundan da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği dikkate alındığında; dava açılmayan hırsızlık suçundan hüküm kurulması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararhukukîtemyizhırsızlıktevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçesahteciliközelbozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim