Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/2579
2024/15589
16 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2022/6269 Değişik İş
ŞİKÂYETÇİ: Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı Sağlık Tesisleri İktisadi İşletmesi
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2022 tarihli ve 2019/6735 Soruşturma, 2022/2890 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/6269 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2023/23075 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB 2023/117223 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB 2023/117223 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ile özetle şüphelinin müvekkil Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesinde girişimsel radyolog olarak çalıştığı, hastalara yapılan işlemlere uygun olmayan orderlar seçerek hak edişini usulsüz olarak arttırdığından bahisle şikayetçi olunması üzerine yapılan soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından dolandırıcılık suçundan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/12/2018 tarihli ve 2018/22058 soruşturma, 2018/13505 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik yapılan itiraz üzerine mercii Gebze 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/02/2019 tarihli ve 2019/278 değişik iş sayılı kararıyla şikayet konusu fiiller özel tıbbi teknik uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılıp diğer deliller göz alınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın soruşturmanın genişletilmesi amacıyla kaldırıldığı, yeniden yapılan soruşturma sonunda iddianın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/02/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 173/4. maddesi uyarınca iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Türk Tabipler Birliğinin 19 20 21 Mart 2021 tarihli ve 2021/01 24 sayılı kararıyla radyoloji uzmanlarının klinik hekimlerin istediği tetkikleri yerine getirdikleri, radyoloji uzmanının bu konuda bir insiyatifinin bulunmadığı, bazı tetkiklerin adlandırma farklılıklarının kurum içi çalışmayla ilgili olduğu, Dr. ...’in hekimlik meslek ve tıp etiğine aykırı olabilecek bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Kocaeli Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Kocaeli Nuh Çimento Vakfı Ağızve Diş Sağlığı Merkezi 04/09/2019 tarihli ve 47030518 663.07 sayılı bilirkişi raporu incelendiğinde her hastanenin hekimlerin girişimsel işlemlerini her ay inceleyerek işlemlerin sisteme doğru kaydedilmesi, işlemlerin etik kurallara uygun yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerektiği, Dr. ...’in kurumu kasten zarara uğratacak bir eyleminin bulunmadığının belirtildiği, şüphelinin müsnet suçu işlemeye yönelik kastının bulunduğuna ilişkin her hangi bir delil bulunmadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi kuruma ait hastanede girişimsel radyoloji uzmanı olarak görev yapan şüphelinin, sisteme hastalara yapılan işlemlere uygun olmayan kodlar girerek hastaneden alacağı hak ediş miktarını usulsüz olarak artırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin savunması, şikâyetçi kurum tarafından ibraz edilen bilgi ve belgeler, soruşturma kapsamında temin edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında, hakkında şikâyetçi kurumun denetim yetkisini ortadan kaldıracak nitelikte hileli davranışlarda bulunduğuna yönelik tespit bulunmayan şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği hususunda kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinin, özel hastanede doktor olarak görev yapan şüphelinin görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağının, bununla birlikte kanun yararına bozma talebine konu Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/6269 Değişik İş sayılı kararında, şüpheli hakkında hangi suçtan kamu davası açılması hususunda itirazın kabulüne karar verildiğine yönelik bir belirlemede de bulunulmadığının anlaşılması karşısında, "...şüphelinin görevi kapsamında yerine getirdiği işlemlerin kamu adına Sosyal Güvenlik Kurumu ile müşteki hastanenin denetimine açık olduğu ve bu durumda şüphelinin hastaneye veya kamuya karşı dolandırıcılık suçunun unsurlarından olan hile ve aldatma kastı ile kendisine haksız kazanç elde etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair dava açmaya yeterli şüpheye ilişkin delil ve emarenin bulunmadığı, ayrıca müşteki kurumun şüphelinin etik kurallara aykırı davrandığı iddiasının ise hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı..." şeklindeki gerekçeyle şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebinin belirtilen nedenlerle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/6269 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4 a. maddesi uyarınca soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45