Yargıtay 11. CD 2024/2833 E. 2024/15585 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/2833
2024/15585
16 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2023/6519 Değişik İş
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2023 tarihli ve 2023/24264 Soruşturma, 2023/14157 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.11.2023 tarihli ve 2023/6519 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/30536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB 2024/31874 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB 2024/31874 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin "Arif Tuksal" apartmanında kat maliki olduğu, şüphelinin ise aynı yerde yöneticilik yaptığı, 21/05/2023 tarihinde kat malikleri genel kurulunda yapılan toplantının günü ve saatinin müştekiye bildirilmediği, ancak toplantıda alınmış olan kararların kendisine tebliğ edildiğinde, hazirun cetvelinde kendi isim hanesinin şüpheli tarafından sahte olarak imza edildiği iddiasıyla şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca "....sonucu değiştirmeyecek sahteciliğin faydasız sahtecilik niteliğinde olduğu, söz konusu genel kurul toplantısının diğer şikayetçi olmayan kat malikleri tarafından yapılabileceği ve yine aynı kararların alınabileceği, söz konusu sahtecilik kabul edilse dahi söz konusu sahteciliğin müştekinin aleyhine farklı sonuç doğuracak bir duruma sebebiyet vermeyeceği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, bir özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, kullanılması gerektiği, somut olayda müştekinin ikamet ettiği gayrimenkulde yapılan genel kurul toplantısına katılmamasına rağmen, kendi imzası taklit edilmek suretiyle alınan kararların altına imza atıldığı iddiasının, etkin soruşturma sonucu araştırılması gerektiği, şikayete konu imzanın müşteki ya da şüpheliye ait olup olmadığı hususunun bilirkişi marifetiyle tespit edilerek sonucuna göre şüphelinin savunmasının alınmasında zorunluluk bulunduğu, her ne kadar soruşturma konusu eylem faydasız sahtecilik kapsamında değerlendirilmiş ise de, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre bahse konu toplantıda alınan kararlara karşı müştekinin şerh düşme hakkı bertaraf edilerek alınan kararların Mahkemesinde dava açma hakkını kaybetmesi gibi usulü bir sonuç meydana getireceği cihetle, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) "Oya katılma" başlıklı 31/4. maddesinde; "(Değişik son fıkra: 14/11/2007 5711/16 md.) Kat maliklerinden biri, oyunu yetkili vekil eliyle kullanabilir. Bir kişi, oy sayısının yüzde beşinden fazlasını kullanmak üzere vekil tayin edilemez. Ancak, kırk ve daha az sayıdaki kat mülkiyetine tâbi taşınmazlarda bir kişi, en fazla iki kişiye vekâlet edebilir."; aynı Kanun'un "Kararlar" başlıklı 32/4. maddesinde, "Kat malikleri kurulu kararları (1) den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır; karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar." ve "Hakimin müdahalesi" başlıklı 33/1. maddesinde, "Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz." denilmektedir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Arif Tuksal Apartmanında kat maliki olan şikâyetçiye, herhangi bir bildirimde bulunulmadan düzenlenen 21.05.2023 tarihli Kat Malikleri Genel Kurul Toplantısı kararlarının tebliğine mütekip, toplantıya katılmadığı ve bu hususta vekalet vermediği halde apartman yönetici olan şüpheli tarafından yerine hazirun cetveline vekaleten imza atıldığının ve bu kararların gereğini yerine getirmesinin talep edildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2023 tarihli ve 2023/24264 Soruşturma, 2023/14157 Karar sayılı kararıyla, "...somut olayda olduğu gibi sonucu değiştirmeyecek sahteciliğin yapılması durumunda söz konusu sahteciliğin faydasız sahtecilik olacağı ,söz konusu genel kurul toplantısında müşteki olmasa ve söz konusu karara imza atmasa dahi söz konusu genel kurul toplantısının diğer şikayetçi olmayan kat malikleri tarafından yapılabileceği ve yine aynı kararların alınacağı , söz konusu sahtecilik kabul edilse dahi söz konusu sahteciliğin müştekinin aleyhine farklı sonuç doğuracak bir duruma sebebiyet vermeyeceği , tüm dosya kapsamına göre, özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 634 sayılı Kanun'un 32/4 ve 33/1. maddeleri uyarınca, kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine toplantıya katılan üyelerden yalnızca karara aykırı oy veren ve bu hususu yazılı olarak karar defterine geçirip imzalayan üyelere, Kanun'un öngördüğü süreler içerisinde dava açma hak ve yetkisi tanınmakta olup, somut olayda vekili aracılığı ile 21.05.2023 tarihli kat malikleri genel kurulu toplantısına katılmış gibi görünen ve herhangi bir karara muhalif kalmayan şikâyetçinin dava açma hakkının bulunmadığı, bu hususun dava şartı olarak düzenlenmesi nedeniyle eylemin "faydasız sahtecilik" olarak nitelendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınması, şikâyetçi tarafından bu hususta vekil olarak tayin edildiğine ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz etmesinin talep edilmesi, gerekli görülmesi halinde toplantıya katılan diğer kat maliklerinin olayla ilgili bilgilerine başvurulması hususunda soruşturmaya devam olunarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.11.2023 tarihli ve 2023/6519 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4 a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45