Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/30663

Karar No

2024/152

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/302 E. 2016/42 K.

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ,35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 95.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık tarafından; atılı suçu işlemediğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, mağdur ...'in çalıştığı iş yerine gelerek gübre almak istediğini söylediği, mağdurun da teminat almadan gübre veremeyeceğini söylemesi üzerine sanığın mağdura suç konusu tamamen sahte olarak oluşturulmuş 47.920,00 TL bedelli çeki verdiği, mağdurun bankaya çekin sağlam olup olmadığını soracağını çek sağlam çıkarsa gübreleri verebileceğini söyleyerek gübreleri teslim etmediği, mağdur tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğunun belirlendiği, bu suretle sanığın üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

  2. Sanık çeki katılana verdiğini ancak kendisi de çeki başkasından aldığını belirtmiştir.

  3. Mahkemece yapılan yargılama ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  1. Mahkemece kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00 100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde ceza tayini, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezasının belirlenmesine ilişkin "120 gün", "60 gün" "1200,00 TL" ve devamındaki "Ancak; sanığa verilecek adli para cezasının 5237 sayılı TCK nun 158/1.f son cümlesi gereğince adli para cezasının suçtan elde edilecek menfaat olan 47.920,00 TL'nin iki katından az olamayacağından sanığın 95.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "4792 gün", "2396 gün" "47.920,00 TL" ve "Sanığın sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis ve 47.920,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Yargıtay Üyeleri ... ve ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28/02/2012 gün ve 2011/1 692 Esas, 2012/60 karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın “Suça Teşebbüs” başlıklı 35. maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” hükmü yer almaktadır. Buna göre suça kalkışma, işlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir.

Nitekim emsal olaylara ilişkin aşağıda esas ve karar numarası belirtilen Dairemizin içtihatlar incelendiğinde;

Şeklinde Dairemiz içtihatları mevcuttur

Bu hukuksal olgular ve emsal olaya ilişkin yukarıda belirtilen daire kararları ışığında somut olay incelendiğinde, sanığın, mağdur ...'in çalıştığı iş yerine gelerek gübre almak istediğini söylediği, mağdurun da teminat almadan gübre veremeyeceğini söylemesi üzerine sanığın mağdura suç konusu tamamen sahte olarak oluşturulmuş 47.920,00 TL bedelli çeki verdiği, mağdurun bankaya çekin sağlam olup olmadığını soracağını çek sağlam çıkarsa gübreleri verebileceğini söyleyerek gübreleri teslim etmediği, mağdur tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde çekin tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğunun belirlendiği, katılanın, sanığa baştan itibaren inanmadığı, teminat almadan gübre veremeyeceğini söylediği, teminat olarak verilen çekin sağlam olup olmadığını bankaya soracağını çek sağlam çıkarsa gübreleri verebileceğini söylediği, bilahare katılan tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde çekin tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğunun belirlenmesi üzerine gübreleri sanığa teslim etmediği dikkate alındığında; katılanın, baştan itibaren sanığa inanmadığı, sanığın hileli davranışları sonucu yanılgıya düşmediği, mal üzerindeki hakimiyeti ve denetim imkanı ortadan kaldırılmadığı ve hiçbir aşamada katılanın iradesinin fesada uğratılmadığı anlaşılması karşısında; nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığı ,

Bu bakımdan; sanık hakkında dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün bozulması gerekirken, mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararbilişimveyav.süreçaraçsuretiylekrediresmidüzeltilerekdolandırıcılıktemyizbankatevdiinekurumlarınınolarakhukukîolgularonanmasınasebeplerisistemleriningerekçekullanılmasıbozulmasınasahtecilik

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim