Yargıtay 11. CD 2024/2822 E. 2024/14951 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2822

Karar No

2024/14951

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2023/1242 Değişik iş

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2022 tarihli ve 2022/125944 Soruşturma, 2022/121328 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/1242 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.03.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/21811 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB 2024/31862 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB 2024/31862 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında;

Somut olayda, müşteki vekilinin 31/01/2020 tarihli dilekçesinde, müştekinin 15/09/2017 tarihinde yönetim kurulu başkanlığı görevini şüpheliden devir aldığını, şüphelinin yetkili olmadığı halde kira bedeli olarak Topkapı Boya Anonim Şirketinden alınan çekleri piyasaya sürdüğünü ve çeklerin bedelini şirkete ödemediği iddiasıyla şikayetçi olunması üzerine yapılan soruşturma sonucunda, müracaata konu olayın şirketler hukukundan kaynaklı hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri tarafından çözülebileceği ve güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de;

Gerçekte şüphelinin yetkisi olmadığı halde şirket adına Topkapı Boya Anonim Şirketinden alınan çekleri tahsil ettiği ve şirketin hesaplarına aktarmadığının iddia edilmesi karşısında, şüphelinin suç tarihinde çek bedellerini tahsil etme yetkisi olup olmadığının araştırılması, şikayet dilekçesinde belirtilen çeklerin kim tarafından ve ne zaman tahsil edildiğinin ilgili bankalardan sorulması, şüphelinin ifadesinin alınması, müştekiye ait şirketin defter, belge, muhasebe kayıtları celp edilip denetime olanak verecek şekilde gerekirse uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

  2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

  1. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

  2. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin, Kervasaray Yatırım Holding A.Ş.nin yönetim kurulu başkanı olarak 15.09.2017 tarihinden sonra münferit imzayla şirketi her konuda temsil etme yetkisinin bulunduğunun, bahse konu şirketin, taşınmazlarını kiraya vermek maksadıyla önceki ünvanı olan Ceylan Giyim San.ve Tic. A.Ş. ismini kullanarak, Topkapı Boya ve Örme San.Tic A.Ş. ile kira sözleşmesi düzenlediğinin, kiracı şirketin kira bedellerini Kervasaray Yatırım Holding A.Ş.ye ödemekle yükümlü olduğunun, bununla birlikte kira bedellerinin bir kısmına tekabül eden 373.379,00 TL'ye karşılık olarak, eski yönetim kurulu üyesi olan şüpheli tarafından 31.12.2017 31.01.2019 keşide tarihli çeklerin teslim alındığının, şüphelinin şirket adına işlem yapma yetkisinin bulunmadığının ve teslim aldığı bu çekleri bankadan tahsil ederek şahsi menfaat temin ettiğinin, ayrıca şirketin defter ve belgelerine de usulsüz bir şekilde kayıt yaptığının iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınması, şirketin kurulduğu tarihten itibaren yetkilileri ve ortaklarının kimler olduğunun, şüphelinin suç tarihinde çek bedellerini tahsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, çek asıllarının incelenmesi, kiracı şirket yetkililerinin beyanlarına başvurularak, kira ödemelerinin çekle yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise suça konu çeklerin kime teslim edildiğinin araştırılması, çeklerin bankalardan tahsil edilip edilmediğinin, edilmişse kim tarafından tahsil edildiğinin tespit edilmesi, icra takip dosyası ve hukuk mahkemesinde görülen dava dosyaları incelenerek, bu dosyası ilgilendiren delillerin bir suretinin dosya arasına alınması, şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konulması, sonucuna göre somut olayda suç vasfının ve şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin şikayetine konu eylemlerin şirketler hukukundan kaynaklı hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, Cumhuriyet Başsavcılıklarının görev ve yetkilerinin suç soruşturmalarıyla sınırlı olduğu, şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin muvazaalı işlem yaptıkları iddiasının çözüm yerinin ticaret mahkemeleri olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre hukuk mahkemelerinde çözümü mümkün hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle somut olayda oluşmadığı, açıkça hukuki ihtilaf mahiyetinde olan olay nedeniyle soruşturmaya devam edilmesinin usul ekonomisi yönünden de uygun olmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/1242 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyararınatevdiinegerekçekanunistembozulmasınakabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim