Yargıtay 11. CD 2024/2989 E. 2024/14950 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/2989
2024/14950
9 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/346 E., 2023/484 K.
SUÇ: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2022/346 Esas, 2023/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/25510 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB 2024/35846 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB 2024/35846 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan sanık ...'in, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a 2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2018 tarihli ve 2017/1280 esas, 2018/614 sayılı kararının 02/06/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05/03/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun’un 359/a 2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2021 tarihli ve 2020/35 esas, 2021/521 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 22/02/2022 tarihli ve 2022/269 esas, 2022/442 sayılı kararıyla bozulmasını müteakip, sanık hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 213 sayılı Kanun’un 359/a 2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2023 tarihli ve 2022/346 esas, 2023/484 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir... " şeklindeki ve,
Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki düzenlemeler ile,
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/12/2021 tarihli ve 2019/766 esas, 2021/13907 sayılı ilamında yer alan, " Sanık hakkında soyut tehlike suçu niteliğinde olan defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; ... somut bir zararın bulunmadığı gözetilmeden,.. " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, anılan Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, sanığa yüklenen suçun soyut tehlike suçu olduğu dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile değişik yukarıda belirtilen 213 sayılı Kanun'un 359 a ve geçici 34. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle sanığın cezasında indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
-
Dosya kapsamına göre; sanığın 18.07.2023 havale tarihli istinaf dilekçesi üzerine, Mahkemenin 04.08.2023 tarihli ve 2022/346 Esas, 2023/484 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği belirlenmiştir.
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un istinaf isteminin hükmü veren mahkemece reddi başlıklı 276 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "(1) İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. (2) İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak, bu nedenle hükmün infazı ertelenemez." hükümleri yer almaktadır.
-
Somut olayda; Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.08.2023 tarihli ve 2022/346 Esas, 2023/484 Karar sayılı istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararının, doğrudan MERNİS adresine tebliğ için gönderildiği ancak tebligatın iade edildiği, başkaca yapılan herhangi bir tebliğ işleminin de bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek karar sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden, inceleme konusu hüküm yönünden olağan kanun yolu sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
-
İnceleme konusu hükmün, bu haliyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56