Yargıtay 11. CD 2024/2852 E. 2024/14941 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/2852
2024/14941
9 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/913 Değişik iş
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/913 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/29108 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB 2024/34733 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB 2024/34733 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in iki kez ayrı ayrı anılan Kanun’un 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve katılan kurum lehine 1.800,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesine dair İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarihli ve 2015/18 esas, 2016/144 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16/03/2022 tarihli ve 2017/11232 esas, 2022/4477 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, Mahkemesince resen 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi ile getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi amacı ile yeni esas alınarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın anılan Kanun’un 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2023 tarihli ve 2023/358 esas, 2023/399 sayılı kararına katılan kurum vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile hüküm fıkrasına katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine gereğince 17.900,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kurama verilmesine ibaresinin eklenmesine dair mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2023 tarihli ve 2023/913 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/02/2006 tarihli ve 11 12 sayılı kararında, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararda önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Mahkemesince ilk kararda hükmedilen miktar olan 1.800,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması başlıklı 168 inci maddesinde; "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle: 16/6/2009 5904/35 md.) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır. Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükümleri yer almaktadır.
-
21.12.2015 tarihli ve 29569 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklinde düzenlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; " (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
- Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43 ve 62. maddeleri uyarınca (2 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ilişkin hükmün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2017/11232 Esas, 2022/4477 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 7394 sayılı Kanun gereği yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/358 Esas, 2023/399 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu hükme yönelik katılan vekili tarafından vekalet ücretine hükmolunmadığından bahisle itiraz edilmesi üzerine, merci İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/913 Değişik İş sayılı kararı ile "...hükme, bakanlığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte olan 17.900 TL vekalet ücretinin hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıktan alınarak katılana verilmesine şeklinde ekleme yapılması..." suretiyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükümde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerekmesi karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/913 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
-
Kararda yer alan, "karar tarihinde yürürlükte olan 17.900 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine; "tahsilde tekerrür olmamak üzere ilk hükümde yer alan 1.800,00 TL" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56