Yargıtay 11. CD 2024/3572 E. 2024/14940 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/3572
2024/14940
9 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2021/1849 Değişik İş
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2021 tarihli ve 2019/19134 Esas, 2021/2740 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.05.2021 tarihli ve 2021/1849 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.05.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/1161 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB 2023/1928 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB 2023/1928 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müştekinin eşi adına kayıtlı 10 HS 362 plakalı aracın radyatör hasarına bağlı su eksiltme sebepli hararet arızası nedeniyle şüphelinin servis müdürü olarak çalıştığı Honda servisine getirildiği, müşterinin çok masraf yapılmaması talebi üzerine gerekli tamiratların tamamlanamaması ile birlikte motorda sesin hala devam ettiği ve araç muayene kaydının bu şekilde kapatıldığı, yeniden aracın arıza yapması üzerine müşterinin aracı takas etmeyi isteğini beyan etmesi akabinde, servis tarafından aracın değerinin 90.000,00 Türk lirası olarak tespitte bulunulduğu, müşterinin fiyatı beğenmemesi üzerine, şüphelinin İzmir'deki bir arkadaşının 95.000,00 Türk lirası teklif ettiğinin müşteriye aktarıldığı, o sırada şirketin de aracı aynı fiyattan almayı kararlaştırdığı, ancak aracın şüphelinin arkadaşı .. tarafından satın alınması konusunda alıcı ile satıcının anlaştıkları, daha sonra aracın Klas Otomotiv'in sahibinden.com isimli internet sitesinde yer alan hesabından 128.000,00 Türk lirası bedelle satışa sunulduğu, aracın hasarları dikkate alındığında bu bedelin fahiş olduğunun anlaşılması üzerine, Honda servis işletim sisteminden araç tamir geçmişine bakıldığında hararet kaynaklı arıza ve tamiratın sistemden silindiğinin ve gerçeğe aykırı olarak önemsiz bir boya tamirinin sisteme kaydedildiğinin fark edildiği ve şüphelinin muhtelif müşterilere yedek parça işlemleri yaptırdığı fakat bunları faturalandırmadığının da tespit edildiği belirtilerek şüphelinin güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli tarafından değişikliğin ancak Honda Bölge Müdürü tarafından yapılabileceği söylenmekte olup; müştekinin bildirdiği şekilde şirket içinde yetkilendirilen üç şahıstan (..., Büşra Yıldız ve Şerife Karakurt) birisinin bu değişikliği yaptığı kabul edilse dahi basiretli bir tacirin sisteme girerek araçların hasar kaydında değişikliğin kimin tarafından yapıldığını kesin olarak belirleyecek bir mekanizma kurması gerekmekte olup; sisteme girip araç hasar kaydında değişiklik yetkisi verilen personelden Büşra Yıldız'ın bilgisayar bilmediği, Şerife Karakurt'un mekanik arızalarla ilgilenmesi nedeniyle sistemdeki bilgilerde değişiklik yapmış olamayacağından dolayı ...'nun yaptığı yönünde değerlendirme ile aksini ispat yükünün işyeri çalışanı olan şüpheliye yüklenmesinin beklenemeyeceğinden; şüphelinin ifadesinde 12/11/2019 tarihli ''...plakalı Honda Civic marka aracın servis kaydını alıcı kişinin talebi üzerine değiştirdim. Bununla ilgili şirketimin hiç bir bilgi ve sorumluluğu yoktur.'' şeklindeki belgeyi baskı altında imzaladığı yönündeki savunmasının, işyerinden işvereni ile arası açılarak ayrılan bir çalışan yönünden günlük hayat akışına uygun olması ve bu belgede işlemin nasıl yapıldığı, alıcı şahsın talebi ile neden yapılıp karşılığında menfaat elde edilip edilmediği, işyeri yetkililerininin değişiklikten önce neden haberdar edilmedikleri gibi ayrıntı da taşımadığından şüphelinin suç veya işyerine yönelik haksız fiil teşkil eden bir eyleme yönelik kabulü içeren bir belge olarak da değerlendirme imkanı olmadığından 10 HS 362 plakalı aracın hasar kayıtlarının şüpheli tarafından silindiğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şüphelinin istifa ettiği 12/11/2019 tarihinde ilgili aracın servis kaydının alıcı kişinin talebi üzerine değiştirdiğini, bununla ilgili şirketinin hiçbir bilgi ve sorumluluğunun olmadığını belirtir belgeyi yazarak imzalaması, aracın hasar kaydının bilgisayar sisteminden silinmesi nedeniyle normal değerinden çok daha yüksek bir bedelle şüphelinin bulduğu alıcı tarafından aracın alınması sonrasında satışa konulması iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, alıcı Metin Yılmaz ve Klas Otomotiv yetkilisinin tanık olarak ifadesinin alınması, hasar kaydının kim tarafından ne zaman değiştirildiğinin tespiti bakımından şirket bilgisayarı üzerinde dijital veri incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alınması, şüphelinin banka hesap kayıtlarının getirtilerek incelenmesi ile stoklarda yer almayan yedek parçaların faturalandırılmaması iddiası bakımından şüphelinin belirttiği şekilde ilgili faturalandırmanın yıl sonunda yapıldığına ilişkin teamülün olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçi şirkete ait otomobil servisinde servis müdürü olarak çalıştığının, gerekli inceleme ve tamirat işlemleri yapılan 10 (..) (...) plaka sayılı aracın, araç sahibinin talebi üzerine başka bir araç ile takas işleminde kullanılmak üzere anlaşma sağlandığı halde, aracın şüpheli tarafından önceden tanıdığı M.Y. isimli kişiye satılmasına aracılık edildiğinin ve bu kişinin sahibi olduğu Klas Otomotiv ünvanlı iş yeri tarafından internet üzerinden yüksek fiyatla satışa sunulduğunun fark edilmesi üzerine yapılan incelemelerde, şüphelinin aracın servis kayıtlarında bilgisayar sistemi üzerinde değişiklikler yapılarak önceki hasar ve tamir işlemlerini sistemden sildiğinin fark edildiğinin, yine bir kısım müşterilerin araçlarına takılan yedek parçaların özellikle faturalandırılmamasını sağlayarak şirketin zararına sebebiyet verdiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; bahse konu aracı satın alan M.Y. isimli kişinin olayla ilgili bilgisine başvurulması, araca ait kayıtların hangi personel tarafından, ne zaman değiştirildiğinin tespiti için şirket otomasyon sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, belirtilen aracın satış tarihinde mevcut hasar kayıtları ile birlikte gerçek piyasa değerinin araştırılması, şüphelinin banka hesap bilgileri tespit edilerek suç tarihine yakın tarihlerde M.Y. ile aralarında herhangi bir para alışverişi olup olmadığının belirlenmesi, şirketin ilgili döneme ait ticari defter ve belgeleri ile stok kayıtları üzerinde inceleme yapılarak şüphelinin talimatı üzerine faturalandırılmayan yedek parça miktarı ve bedelinin tespit edilmesi, mümkün olması halinde faturalandırılmayan yedek parça takıldığı belirtilen araç sahiplerinin açık kimlik ve adres bilgileri temin edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, şüphelinin savunmasında bildirdiği şekilde faturalandırılmayan yedek parçaların yıl sonunda faturalandırılmasına yönelik bir iş yeri uygulaması olup olmadığının sorulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...toplam 5.587.90 TL bedelindeki araç parça ve aksamlarının müşteri araçlarına takılıp şüphelinin bu malzemeleri bizzat şahsı için aldığına dair bir delil bulunmaması ve parasal değerleri itibari ile de şüphelinin söz konusu malzemeleri zimmetinde bırakma kastı ile hareket ettiğini gösterecek yüksek miktarda olmaması ve şüphelinin işten ayrılması sebebi ile gerçekleştirememiş olmakla birlikte yıl sonuna kadar stoklara ikmal imkanı bulunduğundan şüphelinin işyerinde bulunan malzemeleri işyeri yönetiminden izinsiz alarak güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığından;.. 10 (..) (...) plakalı aracın hasar kayıtlarının ... tarafından silindiğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığından..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.05.2021 tarihli ve 2021/1849 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4 a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56