Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/3055

Karar No

2024/1435

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/580 E., 2016/117 K.

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suç eşyasının müsaderesiyle dava dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığı ve mahkûmiyete yeter delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi hâlde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Suç tarihinde kolluk güçlerince sanığın sevk ve idaresindeki araca "dur" ihtarında bulunulduğu, sanığın ihtara uymayarak kaçtığı, takip sonucu yakalanması neticesinde yeğeni S.D. adına düzenlenmiş ancak üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.

  2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş ve hakkındaki yakalama kararından kaçmak amacıyla suça konu sahte belgeyi para karşılığında temin edip kullandığını beyan etmiştir.

  3. Emniyet Genel Müdürlüğü... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 12.10.2015 tarihli; " inceleme konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.

  4. Mahkemece, suça konu belge üzerinde inceleme ve gözlem yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğinin bulunduğu görüşüne yer verildiği, evrak aslının denetime imkân verecek şekilde dava dosyasına eklenerek gönderildiği belirlenmiştir.

  5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

  2. Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın ikrarı, kriminal inceleme raporu ve Mahkeme gözlem ve kanaati ile Heyet tarafından yapılan inceleme ve gözlem neticesinde suça konu belgede mevcut fotoğraf üzerinde soğuk damga ve mühür izinin bulunduğu, bu hâliyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, Olay ve Olgular başlığı altında yer verilen deliller itibarıyla suçun sabit olduğu anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, mükerrir sanık hakkında yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  4. Suça konu belgenin dava dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesiyle dava dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenleİstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragrafta yer alan; "TCK. 54/1 4 md.si uyarınca MÜSADARESİ ile" ibaresinin hükümden çıkarılması, sair hususların aynı bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarardüzeltilerekhukukîtemyizsahteciliktevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçemüsadaresibozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim