Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30411
2024/1405
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/377 E., 2016/41 K.
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama
-
Tebliğnamede resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve sanık ... hakkında da mahkumiyet hükmü verildiği yazılmış ise de bu durum maddi hata olarak kabul edilmiştir.
-
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karara karşı itiraz yoluna başvurulması sonucu ilgili mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilip Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/209 Esas, 2018/69 Karar sayılı ilamıyla yeniden esas açılıp sanık hakkında tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik verilen kararın 04.04.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, temyiz incelemesi sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
-
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/41 Karar Sayılı Kararı ile;
-
Sanıklar ..., ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentleri, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
-
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyiz istemi, cezaların alt sınırdan verilip 62 nci madde gereğince indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri, ceza miktarlarına, suç unsurları oluşmadığından beraat yerine eksik araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'nın yetkilisi, diğer sanık ...'nın ortağı olduğu şirketle katılan ...Ş. arasında 16.03.2005 tarihinde hisse intifa hakkı sözleşmesi imzalandığı, sanık ...'nın bu sözleşmenin suretindeki banka kaşesi ve imzaların bulunduğu bir kısmını keserek suça konu 18.03.2005 tanzim, 28.03.2012 vade tarihli 3.000.000,000 TL bedelli bonoyu oluşturduğu, iştirak halinde hareket ettiği sanık ...'nın da bu bonoya borçlu olarak imza attığı, daha sonra sanık ...'in bu bonoyu banka aleyhine icra takibine koyduğu iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.
-
Sanıklar suçlamaları kabul etmemişlerdir.
-
Müşteki banka vekili, takip konusu yapılan senetle müşteki bankanın hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ticari faaliyeti mevduat toplamak ve kredi vermekten ibaret bir bankanın kendi adına düzenlenmiş bir senedi aldıktan sonra ciro yaparak tekrar tedavüle çıkarması ve bu yolla borçlanmasının bankacılık faaliyetinin olağan akışına ve bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu, Denizbank A.Ş. (kredi veren) ile ... Haddecilik Metal Sanayi ve Tic. A.Ş. (kredi alan) arasında düzenlenen 16.03.2005 tarihli hisse intifa hakkı sözleşmesinin 18. sayfasının ıslak imzalarının bulunduğu aslından A 4 şeklindeki sayfasının Denizbank A.Ş. kaşesi ve imzaları bulunan bölümünün kesilerek bunun arka yüzüne bilgisayar yardımıyla yapılan baskı suretiyle emre muharrer senet şekline getirildiği, banka yetkilileri olan mağdurlar ... ve ...'ın imzalarının da ciranta imzalarına dönüştürüldüğü ve bu şekilde oluşturulan sahte senedin banka aleyhine icraya konulduğunu beyanla sanıklardan şikayetçi olmuşlardır.
-
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 11.06.2014 tarihli raporuna göre: "suça konu senet aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu, senedin alt, üst ve sol kenarlarının forme kesim olmadığı, sol kenarının 101,95 mm, sağ kenarının 100,76 mm, üst kenarının 167,99 mm ve alt kenarının ise 169,04 mm boyutlarında olduğu, senedin piyasada kullanılan senetlerden kağıt özellikleri, boyutları, kenarlarının kesim şekli ve desenlerinin oluşturulma şekli itibarı ile farklı olduğu, matbu senet olmadığı ve ön yüz desenlerinin bilgisayar ve ekipmanları aracılığıyla oluşturulmuş olduğu, senedin arka yüz üst ve alt kısımlarında mürekkep izleri bulunduğu, senedin arka yüz birinci ciroda mevcut Denizbank A.Ş. kaşesi ve üzerindeki imzaların, dosya kapsamında mevcut sağ üst köşesi kırmızı kurşun kalemle "X" ile işaretlenmiş dairemiz mukayese kaşemiz basılı sol üst köşesinde EK B Tablo 1 yazılı 188 nolu sayfa fotokopilerindeki Denizbank A.Ş. kaşesi ve üzerindeki imzaların birbirlerine olan nispi durumları, harflerin yerleşim biçimi ve konumları itibarı ile tetabuk halinde oldukları, sözleşme aslının mevcut olmaması nedeniyle, sözleşme ile senet arasında, imzalar arasındaki kalem farkları, imzaların işleklikleri ve kağıt özellikleri bakımından mukayese yapılamadığı" belirtilmiştir.
-
Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2907 esas sayılı dosyası incelendiğinde, borçlusu ... olan, Denizbank A.Ş. emrine düzenlenmiş, 28.03.2012 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli, arkasında Denizbank A.Ş. kaşesi ve ciranta imzaları bulunan senede dayanılarak son ciranta ... tarafından ... ve Denizbank A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığı, Denizbank A.Ş. tarafından Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/247 E 2012/745 K. sayılı dosyasıyla takibin iptali davasının açılıp davanın reddedildiği, bunun üzerine Denizbank A.Ş. tarafından sanıklar aleyhine Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/167 Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı ...Ş.'nin davasının kabulü ile suça konu senetten dolayı sanık ...'ya borçlu olmadığının tespitine ve sanık hakkında kötüniyet tazminatına hükmedildiği, sanık ... hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın eksik harç ve masrafların kesin süre içerisinde tamamlanmaması nedeniyle 15.06.2015 tarihli temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek karara karşı sanık ...'in temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle 06.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece, suça konu senet aslı duruşmaya getirilip incelenerek aldatma niteliğinin olduğu belirlenmiş, sanık savunmaları arasında suça konu senedin düzenlendiği yer bakımından çelişki olması, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/167 Esas sayılı dosyasında alınan 11.06.2014 tarihli Adli Tıp Raporunda senedin sahte olduğunun belirlenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanıkların iştirak halinde hareket ederek oluşturulan sahte senedi banka aleyhine icra takibine koymak suretiyle atılı suçları işledikleri kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 11.06.2014 tarihli raporu, Mahkemece senet aslı üzerinden yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanıkların iştirak halinde hareket ederek oluşturulan sahte senetle katılan banka aleyhine icra takibi yapmaları nedeniyle suçun mağdurunun banka olup bankanın araç olarak kullanıldığından söz edilemeyeceği, banka tarafından açılan davalar nedeniyle icra işleminin de sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1 d, 35 maddelerine göre cezalandırılmaları gerekirken suç vasfında hataya düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükülerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06