Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/4565
2024/13289
18 Kasım 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/208 E., 2017/487 K.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/208 Esas, 2017/487 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2024 tarihli ve 2024/14198 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB 2024/81280 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB 2024/81280 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.",
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki,
Aynı Kanun'un 21/1 2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine adresin mernis adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 05/10/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sırasında 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması maksadıyla Mahkemesince, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesinin ardından 13/02/2017 tarihli uzlaştırma raporu ile sanığa tebligat çıkartılmasına rağmen, sanığın adresinde bulunamadığı, dolayısıyla da taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığı belirtilmiş ise de, sanığın istinabe suretiyle 09/03/2016 tarihinde alınan savunmasında belirttiği bilinen son adresinin "Meydan Mah. Saadettin Karaata Cad. No: 18 Kat:2 Mustafa Sertkaya Apt. Birecik/Şanlıurfa" olmasına rağmen Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu tarafından çıkartılan tebligat adresinin "Saray Mah. Fevzi Çakmak Cad. No: 43 İç Kapı No: 112 Silifke/Mersin" olduğu gibi anılan tebligatın da 01/02/2017 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, bununla birlikte sanık müdafii tarafından sunulan 28/02/2024 tarihli dilekçe ile sanığın söz konusu tebliğ tarihinde yurtdışında bulunduğunun belirtildiği, buna ilişkin olarak da dilekçe ekinde yer alan belgeyi ibraz ettiği anlaşılmakla, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlanmadığı, dolayısıyla da yapılan uzlaştırma işleminin usul ve yasaya uygun olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5237 sayılı Kanun’un 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
-
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
..."
Hükümleri yer almaktadır.
-
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
-
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasında; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." denilmektedir.
-
5271 sayılı Kanun’un Uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin 18 inci fıkrasında; "Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.
" hükmü yer almaktadır.
- Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; UYAP kayıtlarının tetkikinde, sanık hakkında aynı eyleme ilişkin Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2016 tarihli ve 2016/5613 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/127 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunun belirlendiği ve kamu davasının reddi kararı verilip verilmeyeceği hususunda, belirtilen derdest dosya üzerinden gereğinin takdir ve ifası yoluna gidilebileceği gözetilerek yapılan incelemede; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2015 tarihli ve 2015/11745 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında atılı suçun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, her ne kadar ...'nun sorgusunda bildirmediği adresine gönderilen uzlaşma teklif formunu içerir tebligatın iade edildiği anlaşılmış ise de, uzlaştırma işlemleri sırasında yurt dışında bulunması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 253/6. maddesi uyarınca uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği gibi katılan ...'ın da yapılan tebligata rağmen müracaat etmediğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:55