Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/5287
2024/13253
18 Kasım 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2021/5828 Değişik İş
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2021 tarihli ve 2019/149384 Soruşturma, 2021/23964 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/5828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.06.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/15495 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB 2024/98371 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB 2024/98371 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alınarak yapılan değerlendirmede,
Dosya kapsamına göre, müştekilerin, tarım arazilerinin uzun süre kiralanarak kooperatif üyelerine verilmesi amacıyla kurulan ve şüpheliler ...'in başkanı, ...'un ise başkan yardımcısı olduğunu beyan ettikleri Organik Tarımcılık S.S.Yeni Göltepe Arsa ve Yapı kooperatifine, ...'in yönlendirmesi ile 2011 yılında hisse başına 5.000,00 Türk lirası ödeyerek üye olduklarını, Kooperatif üyeliğine ilişkin düzenlenen ortaklık senedinde başkan olarak şüpheli ...'in, ikinci başkan olarak ...'un ve muhasip üye olarak Turgut Özdek'in imzalarının bulunduğu, 1 yıl içerisinde kiralama işleminin yapılacağının belirtilmesine rağmen yerine getirilmediğini beyan ederek şikayetçi olmaları üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukukî ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Somut olayda, şüpheli ...'in 16/12/2019 tarihli kolluk ifadesinde müştekilerden ...'in kooperatife üye olduğunu, anılan Kooperatif tarafından 2015 yılında arazinin kiralandığını, ancak geçen yıl bu taşınmazın tarım ovası ilân edilmesi nedeniyle tapulara kiralanamaz ve satılamaz şerhi konulduğunu, yasal imkansızlık nedeniyle kiralama işlemini gerçekleştiremediklerini, müşteki ...'in de 15/03/2019 tarihinde kendi isteği ile üyelikten istifa ettiğini, müştekinin hisseleri için 25.000,00 Türk lirası ödediğini, 10.000,00 Türk lirasını banka kanalıyla müştekiye iade ettiklerini, kalan kısmını ise 3 ay içerisinde ödeyeceklerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, her ne kadar şüpheli tarafından müştekinin kooperatif üyeliğinin kabul edilmiş olması ve üyeliğe ilişkin kooperatif senedi düzenlenmiş olmasına rağmen, dosya içerisinde bulunan Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28/11/2019 tarihli ve 62752911 101.05 E.53562 sayılı yazı ekinde gönderilen anılan Kooperatife ait kuruluş tarihinden itibaren tüm değişiklikleri gösterir CD'nin incelenmesinden, üye listesinde ve genel kurul tutanaklarında müştekilerin isimlerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, kooperatif senedinde imzası bulunan Adnan Bulut, Turgut Özdek ve müştekileri kooperetif üyeliği için yönlendirdiği iddia olunan Feyzullah Cömert'in beyanları alındıktan sonra gerektiğinde bu hususta imza incelemesi de yapıltırılarak şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu dosya içeriğine göre; şikâyetçilerin Hazineye ait tarım arazilerinin uzun süreli kiralanması amacıyla kurulan ve şüphelilerden ...'in başkanı olduğu S.S. Yeni Göltepe Arsa ve Yapı Kooperatifine hisse başına 5.000,00 TL ödeyerek üye olduklarının, bu hususta kendilerine "ortaklık senedi" başlıklı belgelerin verildiğinin, aradan çok uzun süre geçmesine rağmen bahse konu arazilerin kiralanamadığı ve tarımsal faaliyete başlanamadığının, şüphelilerin sürekli olarak kendilerini oyaladıklarının, kooperatif üyeliğinden ayrılmak istedikleri halde ödedikleri paranın da iade edilmediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; adı geçen kooperatife ait ticari defter ve belgeler temin edilerek, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğünün 28.11.2019 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen bilgiler ile birlikte değerlendirilmek suretiyle, şikâyetçilerin kooperatif üyesi olup olmadıklarının belirlenmesi, şüpheliler tarafından şikâyetçilere verilen "ortaklık senedi" başlıklı belgeler ile şikâyetçiler tarafından ödenen paranın kooperatif kayıtlarına işlenip işlenmediği, işlenmiş olması halinde paranın ne suretle harcandığı hususlarının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması,olaylarla ilgili bilgisi olduğu belirtilen Feyzullah Cömert'in açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek beyanına başvurulması, kooperatif yönetim kurulu üyeleri olan Adnan Bulut ve Turgut Özdek'in de şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, kooperatif adına belirtildiği şekilde Hazineye ait tarım arazilerinin kiralanması veya satın alınmasına yönelik herhangi bir müracaat bulunup bulunmadığı araştırılarak, şüpheli ... tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin doğruluğunun ilgili kurumlardan teyit edilmesi, kooperatif yönetiminde yer almayan şüpheli ...'ün eylemlerinin ortaya konulması bakımında şikâyetçilerin ayrıntılı olarak yeniden beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şüphelilerin hileli hareketler ile müştekileri aldatıp kendilerine menfaat sağladıklarına ilişkin bir tespitin yapılmadığı, olayın hukuki ihtilaf boyutunda kaldığı, müştekilerin yetkili ve görevli hukuk mahkemelerine müracaat ederek alacaklarını tahsil edebilecekleri..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/5828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4 a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:55