Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14408
2024/1304
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/41 E., 2014/321 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 Tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/321 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 21.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, resmi belgede sahtecilik suçu için zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve erteleme hükümlerinin uygulanmış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'nın, resmi nikahlı eşi temyiz dışı sanık ...'ın eski eşi olan katılan ...'a ait kimlik bilgilerini tespit edilemeyen şekilde ele geçirerek, 21.05.2004 tarihinde ...Nüfus Müdürlüğü'nden üzerinde kendi fotoğrafı bulunan katılan adına nüfus cüzdanı aldığı, daha sonra bu nüfus cüzdanını kullanarak 14.03.2006 tarihinde "Bodrum Özcan Marin Turizm .... Ltd. Şti." isimli şirketi kurduğu, şirkette münferiden imzaya yetkili müdür olan sanık ...'nin yine katılan ... adını kullanarak Denizbank A.Ş. Çarşı/Bodrum şubesinde 2254805 351 nolu çek hesabı açtırdığı ve suça konu Denizbank Çarşı Bodrum Şubesine ait 27.03.2007 keşide tarihli, 13.000,00 TL bedelli sahte çeki katılan ... adına keşide ederek önceden doğan borcuna karşılık katılan ...'e 12.2006 tarihinde verdiği, ancak bahse konu çekin karşılıksız çıktığı ve sanığın sahte kimlik ile çek hesabı açtığının ortaya çıktığı, bu surette sanığın zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık ...'nın, aşamalarda üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir.
-
Katılan ..., Bodrum Sanayi Sitesi içinde işyerinin bulunduğunu, sanık ...'nin kendisini "..." olarak tanıtıp farklı tarihlerde kendisinden malzeme alıp borcu birikince ödeyerek güven telkin ettiğini, en son tekneyi bitirmek için toplu malzeme aldığını, ancak 27.000,00 TL olan borcunu ödemediğini, daha sonradan sanığı bulup 14.000,00 TL'sini, 2006 yılının aralık ayında da kalan 13.000,00 TL'lik borcuna karşılık suça konu çeki verdiğini, tahsil için bankaya ibraz ettiğinde çek karşılıksız çıktığını, bankadan bir kısmını ödemesini isteyince çek karnesinin sahte kimlikle alındığını öğrendiğini, zararının halen karşılanmadığından şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Dosya mevcudu ve UYAP kayıtlarının tetkikinde, sanığın 21.05.2004 tarihinde katılan ...'ın kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı talep belgesiyle ...Nüfus Müdürlüğünden nüfus cüzdanını alması eylemi ile ilgili olarak, ...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/457 Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanık süresinde temyiz etmediğinden Dairemizin 03.05.2013 tarihli ve 2012/21497 Esas, 2013/7201 Karar sayılı kararı ile süreden ret kararı verilerek kesinleştiği tespit edilmiştir.
-
Mahkemece, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş olmakla, üzerine atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11 397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olaya ilişkin olarak yapılan dosya mevcudu ve UYAP sorgulaması neticesinde, sanığın 21.05.2004 tarihinde katılan ...'ın kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı talep belgesiyle ...Nüfus Müdürlüğünden nüfus cüzdanını alması eylemi ile ilgili olarak, ...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/457 Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanık süresinde temyiz etmediğinden Dairemizin 03.05.2013 tarihli ve 2012/21497 Esas, 2013/7201 Karar sayılı kararı ile süreden ret kararı verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosyanın ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232 250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8 335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, belge asıllarının ilgili noterlikten getirtilerek emanete alınması, adli emanette bulunan çekin ve noterlikten gelen belgelerin özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadıklarının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hem katılan ...'in anlatımına hem de sanığın savunmasına göre suça konu çekin önceden doğmuş borca karşılık verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosya kapsamından somut olayda önceden doğan borç nedeniyle suça konu çekin katılana verildiğinin anlaşılması karşısında dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
C. Kabule göre de;
1."12.2006" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "21.05.2004 2006" olarak yazılmış olması,
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, şirket kuruluşunda ve bankada çek hesabı açılışında kullanılan imza sirkülerinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
-
Bodrum Adli Emanetin 2007/209 esas sırasında kayıtlı bulunan suça konu çekin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 Tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06