Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/2136
2024/12570
4 Kasım 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2022 tarihli ve 2022/187434 Soruşturma, 2022/115716 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/12367 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.01.2024 tarihli ve 2023/30648 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB 2024/9550 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB 2024/9550 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 25/08/2022 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, 24/08/2022 tarihinde kendisini Turkcell çalışanı olarak tanıtan bir kişinin kullanmış olduğu gsm hattını 0536*****30 numara ile arayarak ücretsiz kampanyalardan yararlanmak amacıyla Paycell uygulamasını indirmesini istediği, devam eden süreçte telefonuna gelen kodları arayan kişi ile paylaşması üzerine faturasının 1.698,86 Türk lirası olduğunu iddia ederek şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca eylemin gsm şirketi üzerinden hizmet pazarlama olup 6502 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanun kapsamında kalan ürün satışında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Müştekiye ait gsm numarasının iletişim tespitinin (arayan, aranan.. vb) olay tarihini kapsayacak şekilde temin edilmesi ile müştekinin iddiasında yer alan gsm numarasının arama yaptığının tespit edilmesi halinde söz konusu iletişim numarasına ait bilgilerin temin edilerek hat sahibinin beyanının alınması, Paycell isimli ödeme yöntemi sahibi iş yerinden olay tarihinde müştekiye ait gsm hattı üzerinden yapılan alışveriş işlemlerine ait bilgilerin temin edilerek, alışveriş yapılan yer sahiplerinin beyanlarının alınması, müştekiye ait gsm operatöründen müştekiye yönelik olay tarihinde hizmet pazarlama şeklinde bir işlem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sorularak ortaya konulması sonucuna göre şüphelinin/şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin 25.08.2022 tarihinde Cumhuriyet başsavcılığına hitaben yazdığı dilekçesinde; 24.08.2022 tarihinde kendisini Türkcell çalışanı olarak tanıtan meçhul şüpheli tarafından telefon ile arandığını, meçhul şüphelinin kendisine, hattına ait bir kısım aboneliklerin bir sonraki dönem ücretli olacağından bahisle bu abonelikleri iptal etmek için telefonuna iptal kodu gönderdiğini ve kodu söylemesini isteyerek iptal işlemini gerçekleştirdiğini belirtmesini müteakip, Paycell uygulamasını yüklettirdiğini ve bu hesaba iptal ettiği aboneliklerin para iadesinin geleceğini söylediğini, bununla birlikte telefonu kapattıktan sonra güncel faturasının 1.698,86 TL olduğuna ilişkin mesaj aldığını, meçhul şüpheli tarafından bu şekilde zarara uğratıldığını iddia etmesi karşısında; şikayetçiyi arayan hat sahibinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadesine başvurulması, bu hattın ilgili GSM şirketine ait olup olmadığının, arayan kişinin ilgili firma çalışanı olarak görev yapıp yapmadığının belirlenmesi, Paycell isimli ödeme yöntemi ile ne gibi bir alışveriş yapılarak bu faturanın hatta yansıtıldığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...eylem GSM şirketleri üzerinden hizmet pazarlama olup, 6502 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanun kapsamında kalan ürün satışında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/12367 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:31