Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/31584
2024/1196
7 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/68 E., 2016/88 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 Tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/88 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
-
Sanık ... hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan; daha önce ... 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/868 Esas numaralı dosyasından aldığı 3 yıl hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca yarı oranında artırılması ile 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ...'ın temyiz isteği; daha önce aynı eylemler nedeniyle yargılandığına, yapılan tüm işlemlerin katılan ... tarafından kendisine verilen vekaletnamelere istinaden yapıldığına, suçsuz olduğuna, bu nedenle hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiğine dair hiçbir delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'ın, katılan ...'e ait nüfus cüzdanını ele geçirerek üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, söz konusu nüfus cüzdanı ile iki adet internet aboneliği ve sekiz adet hat aboneliği sözleşmesi yaptığı, yine katılan ...'e kendisini ... olarak tanıtıp onun evini kiraladığı ve kira sözleşmesine ... olarak imza attığı, teminat olarak da ... adına düzenlenmiş iki adet bono verdiği iddiaları ile ilgili olarak, sanık ...'in ise kimden aldığını beyan edemediği, birinci cirantanın ... olarak göründüğü ancak sahte ciranta imzası ile oluşturulan Suça konu 15.000,00 TL bedelli çeki sahte olduğunu bilerek yaptığı ticaret karşılığında temyiz dışı sanık ...'a verdiği eylemleri ile ilgili olarak sanıklar hakkında atılı suçları işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
-
Sanık ...'ın, katılan ...'e ait nüfus cüzdanının üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullanması eylemi ile ilgili olarak ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/868 Esas sayılı dosyası ile yargılandığı ve mahkumiyet kararı aldığı UYAP üzerinden yapılan sorgulamalardan tespit edilmiştir.
-
Katılan ... aşamalardaki beyanlarında, sanık ... ile bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını, sanık ...'ın kendisine sahibi olduğu dershanenin kantin işletmeciğini vereceğini söylediğini, bu nedenle vekaletname vermesini istediğini, kendisinin de 12.05.2011 tarihli vekaletnameyi verdiğini, ancak vekaletnamenin içeriğini bilmediğini, daha sonra kendisinin sigorta işlemlerini başlatacağını söyleyerek nüfus cüzdanını aldığını, ancak kaybettiğini söyleyerek geri vermediğini, bir süre sonra hat abonelikleri ile ilgili olarak borçlar gelmeye başlayınca sanık ...'dan şüphelenerek 26.10.2011 tarihinde onu azlettiğini, adına sözleşmeler yapıldığını, abonelik sözleşmeler, çek ve senetler düzenlendiğini öğrendiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Katılan ..., kendisine ait bir evi olduğunu ve bu evini kiralamak için gazeteye ilan verdiğini, kendisini ... olarak tanıtan kişinin evini kiralamak istemesi üzerine kendisinin kimlik görmek istediğini, sanık ...'ın da ... kimliğini kendisine göstermesi ile kira sözleşmesi yaptıklarını, bu kişiden teminat olarak iki adet bono aldığını, borçların ödenmemesi ve eşyalara zarar verilmesi nedeniyle bonoları icraya koyduğunu, gerçek ...'in itiraz etmesi ile durumdan haberdar olduğunu beyan etmiştir.
-
Sanık ... soruşturma aşamasında; katılan ...'i tanıdığını, kendisinin daha önce iflas etmesinden dolayı ona şirket ortağı ve yetkilisi olmasını teklif ettiğini, dershane işletmeye başladıklarını ancak iş yerinin işleri ile kendisinin ilgilendiğini, bu nedenle ...'den vekaletname aldığını, bu vekaletnameye dayanarak dershane için telefon hatları ve internet abonelikleri aldığını, evi de dershanede öğretmen olarak görev yapan kişilerin kalması için şirket adına kiraladığını, daha sonra ...'in iş yerinden ayrıldığını, kimliğini iş yerinde unuttuğunu, çalışanları olan Serdar isimli kişi tarafından kimlik üzerindeki fotoğrafın değiştirilmiş olduğunu, kendisinin de sıkıntı çıkmasın diye yanına aldığını ve o gün polisler tarafından yapılan uygulamada bu kimliğin üzerinden çıkması nedeniyle yakalandığını, bu kimliği hiçbir yerde kullanmadığını, telefon hatlarını ve kira sözleşmesini vekaletnameye istinaden düzenlediğini beyan etmiş, mahkemedeki sorgusunda da vekaletnameye dayanarak işlemleri yaptığını, azledildiğini bilmediğini, çekle bir ilgisinin bulunmadığını, ancak... isimli arkadaşının daha önce üç dört tane çek getirdiğini, bu davaya konu çek bunlardan biri mi bilmediğini, bonoları da kendisinin verdiğini söylemiştir.
-
... 3. İcra Hukuk Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunun dosya arasında olan onaylı suretine göre, iki adet bono aslındaki borçlu imzalarının ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği belirtilmiş, Cumhuriyet savcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporunda çekteki birinci ciranta imzasının ... eli ürünü olmadığı bildirilmiş, Kriminal raporda ise sahte olduğu iddia edilen internet ve telefon hat sözleşmeleri, iki adet senet ve bir adet çekte katılan ... adına atılı olan imzaların basit çizgisel el hareketlerinden oluşmuş olmaları ve ayırıcı karakteristik hususiyet ihtiva etmemeleri nedeniyle adı geçen şahıslar elinden çıkıp çıkmadığına dair bir netice beyanında bulunmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
-
Tanık olarak beyanı alınan Hasan Küsken, çekin kendisine temyiz dışı sanık ... tarafından borcuna karşılık verildiğini, kendisinin de tahsil etmesi için arkadaşı ...'a verdiğini söylemiş, ... da bu ifadeyi doğrulamıştır.
-
Sanık ..., ...Reklam adında bir iş yeri olduğunu, çeki sanık ...'ten ona yaptığı tabela karşılığında aldığını, çeki hazır getirdiğini, ...'i tanıdığını ancak ...'ı tanımadığını söylemiştir.
-
Sanık ... soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; birinci ciranta olan ...'i tanımadığını, sanık ...'ı da tanımadığını, hatırladığı kadarıyla çeki, halde komisyonculuk yapan... ve ...isimli kişilerden aldığını söylemiş, mahkemede ise sanık ...'ı ... olarak tanıdığını, kendisiyle ticaret yaptığını, bunun karşılığında çeki ondan aldığını, savcılıkta verdiği ifadesinde emin olmadığını söylediğini, sonradan yaptığı araştırmada çeki aldığı kişinin ... olduğunu anladığını beyan etmiştir.
-
Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanık ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını, sanık ...'in de resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabulü ile haklarında mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanık ...'in önceden doğan borç karşılığında çeki temyiz dışı sanık ...'a vermesi nedeniyle unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan ise hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
-
Sanığın, katılan ......'e ait nüfus cüzdanını ele geçirerek üzerine kendi fotoğrafını yapıştırıp iki adet internet aboneliği sekiz adet telefon hat aboneliği düzenlettirmesi eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ayrıca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamının elektrik hırsızlığı suçundan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması, Mahkemenin de ek kararla kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğini takdiri için dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 58 inci maddesi bakımından değerlendirme yapılması, tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve başkaca tekerrüre esas adli sicil kaydının bulunup bulunmadığından infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2011 tarih ve 2011/576 Esas, 2011/106 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra 26.06.2012 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek başka bir hükümlülüğünün de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen uygulama dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın soruşturma aşamasında ... ve ... isimli kişileri tanımadığını, çeki komisyonculuk yapan kişilerden aldığını, sahte olduğunu bilmediğini ve temyiz dışı sanık ...'a bu niteliğini bilerek vermediğini beyan etmesi, mahkemedeki sorgusunda ise sanık ...'ı ... olarak tanıdığını ve çeki sanık ...'tan aldığını söylemesi, temyiz dışı sanık ...'ın ise aşamalardaki savunmasında, tabela işi yaptığını ve çeki yaptığı iş karşılığında sanık ...'ten aldığını savunması, Mahkemece çekin önceden doğan borç karşılığında verildiğinin anlaşılması şeklindeki gerekçe ile sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi karşısında; dosya kapsamı ve aşamalardaki ifadelerden çekin önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediğinin anlaşılamadığı, bu nedenle sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın duruşmaya davet edilerek bu konuda tekrar ayrıntılı beyanlarının alınması ve çekin hangi ticari ilişki karşılığında ve ne zaman verildiğinin sorulması, ...'ın gerçekten tabela işi yapıp yapmadığının ve buna ilişkin iş yeri bilgilerinin araştırılması ve belgelerin dosya arasına alınması, ayrıca taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesi açısından bu ticari ilişkiye dair fatura vb belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması ve sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 Tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 Tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür uygulamasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılması ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 Tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34