Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/32435
2024/1018
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/179 E., 2016/160 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 10,800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ve eksik inceleme sonucu hükümler kurulduğuna, katılanın zararını gidermesine rağmen bu hususun gözetilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın 2011 yılı ... ayında katılandan satın aldığı unlu mamül karşılığında suça konu 5.400,00 TL bedelli çeki katılana verdiği, ödeme gününün geçmesi üzerine katılanın çeki tahsil etmek üzere faktoring firması adına Yılmaz Arıkan isimli kişiye ciro ettiği, bankaya ibraz edilen çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine katılanın şikayetçi olduğu iddia ve kabul olunmuştur.
-
Sanık savunmasında katılanla aralarındaki alışverişe istinaden çeki verdiğini, daha önce ... isimli şahıstan aldığını, bankaya ibraz ettiğinde sahte olmadığınnı belirtilmesi üzerine katılana vediğini belirterek suçu inkar etmiştir.
-
Mahkemece 24/05/2016 tarihli celsede suça konu çek aslı incelenerek aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
-
04.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; T.C.... Şubesine ait İstanbul 18.02.2012 keşide yer ve tarihli keşidecisi ...ŞENGÜL İNŞAAT olan ...emrine yazıl...çek nolu 5.400,00 (Beşbindörtyüz) TL. değerli bir adet çekin yapılan incelenmesinde, çekin ön yüz muhtevasındaki el yazıları ile arka yüz muhtevasındaki birinci cirantacı "..." yazısı ve ikinci cirantacı "..." yazısının yine keşideci imzasının, arka yüz muhtevasındaki birinci cirantacı ve ikinci cirantacı imzalarının aynı kişiye ait olduğu belirtilmiştir.
-
Mahkemece, sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Sanığın çelişkili savunmaları, katılan beyanı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan ...'nin 27/02/2012 tarihinde kollukta alınan ifadesinde suça konu çeki 2011 yılı ... ayında sanıktan aldığını beyan etmesi nedeniyle suç tarihinin 2011 yılının ... ayı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48