Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11429
2023/9945
12 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/441 E., 2015/1183 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi bozma, kısmi onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/441 Esas, 2015/1183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, haksız olarak yüksek hadden ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Suç tarihinde ... Havalimanında yolcuların kimlik kontrolünün yapıldığı sırada sanığın ... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini ibraz ettiği iddiasıyla sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kamu davaları açılmıştır.
-
Sanık savunmasında, atılı suçlamaları kabul etmiştir.
-
... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.01.2015 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu belgenin tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
-
Mahkemece, sanık savunması, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, suçun işleniş şekli, sanığın sabıka kaydından anlaşılan suç işlemeye yönelik yoğun kastı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kamusal zararın yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
-
Sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu, sahteliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Tüm dosya içeriğine göre, yüklenen suçun sübut bulduğu, yasal ve yeterli gerekçe alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş ve sanığın bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
a)Tekerrüre esas alınan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/299 Esas ve 2011/57 Karar sayılı kararında, mahkeme adının "İstanbul" olarak yanlış yazılması,
b)Hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine 2014/1. maddesi olarak yanlış yazılması,
c) Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kaldığı gözetilmeden hazine yerine sanığa yükletilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden
-
Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Somut olayda, havalimanında kimlik kontrolü sırasında sanığın ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz etmesinden ibaret eyleminde, sanığın herhangi bir tutanak düzenlenmeden önce gerçek kimliğinin anlaşılması ve tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin görülmesi karşısında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
-
Kabule göre de;
a) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykın bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
b)Tekerrüre esas alınan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/299 Esas ve 2011/57 Karar sayılı kararında, mahkeme adının "İstanbul" olarak yanlış yazılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/441 Esas, 2015/1183 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 82) numaralı paragrafının (a) bendiden "2014/1" ibaresinin çıkartılarak yerine "204/1"ibaresinin eklenmesi; tekerrür hükümlerinin uygulandığı aynı paragrafın (d) bendinden "İstanbul" ibaresinin yanına gelecek şekilde "Anadolu" ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin (4) numaralı paragrafının tamamen çıkartılarak yerine “10,00 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/441 Esas, 2015/1183 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:44:15