Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3754

Karar No

2023/9816

Karar Tarihi

11 Aralık 2023

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/240 E., 2015/220 K.

SUÇ: Özel belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gölbaşı (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/240 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 28.05.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1263 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61335 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın katılan adına TTNET ADSL sözleşmesi ve ekindeki belgeleri sahte olarak düzenlediğinden bahisle mahkemesince özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suç ve karar tarihinden önce 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na 6518 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesindeki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ile aynı Kanun’un 63/10. maddesindeki; “Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemelere nazaran, sanığa isnad edilen eylemin daha özel nitelikteki 5809 sayılı Kanun’un 63/10. maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu kapsamda üzerine atılı bulunan suç bakımından sanığa usûlüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.

" şeklinde, aynı maddenin 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 06.02.2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi ile eklenen dördüncü fıkrası; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklinde ve aynı Kanun'un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ise; "bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.12.2005 tarihli ve 2005 3/162 Esas, 2005/173 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; uyarlama yargılaması yapılabilmesi için, kesinleşmiş bir hükümden sonra yürürlüğe giren kanunun, suçun unsurlarını değiştirmesi, suça etkili hâlleri yeniden düzenlemesi, ceza miktarlarını öncekinden farklı alt ve üst sınırlar arasında belirlemesi gibi durumların meydana gelmesi gerekmektedir.

  2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık müdafiinin 16.06.2022 tarihli dilekçesi ile sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna vücut verdiğinden bahisle uyarlama yargılaması yapılmasını talep etmesi üzerine, Gölbaşı (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/431 Esas, 2023/58 Karar sayılı kararı ile "...her ne kadar sanık hakkında karar verildiği tarihte düzenleme yürürlüğe girmiş olsa da, yapılan yargılamada tartışılmaması ve Yargıtay kararları ile internet abonelik sözleşmelerinin özel kanun hükmü nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunu değil 5809 Sayılı Yasanın konusunu oluşturacağına ilişkin yerleşik kararları karşısında sanık hakkında uyarlama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır..." denilerek uyarlama yargılaması yapılıp, sanık hakkında düşme kararı verilmiş ise de; hüküm tarihi itibarıyla mevcut olan hukuka aykırılıkların uyarlama yargılaması yoluyla Mahkemece yeniden ele alınarak giderilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen düşme kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; sanığın, katılan adına müracaat ederek bilgi ve rızası dışında TTNET ADSL abonelik sözleşmesi düzenlettirmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, suç ve hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Gölbaşı (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/240 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararsahtecilikttnettevdiineyararınakonusugerekçemahkûmiyetkanunistembozulmasınaözelkabulünebozmainceleme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim