Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13267
2023/94
11 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Düzce 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/156 Esas, 2014/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; yine nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 25.000,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hükmü temyiz ettiğine dair temyiz dilekçesi sunmuş, ancak herhangi bir neden belirtmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, 18.04.2012 tarihinde suça konu aracı rent a car sahibi müşteki ...'dan 5 günlüğüne kiraladığı, araç maliki olan müşteki ... adına sahte sürücü belgesi tanzim ederek, kiraladığı aracı, bedelini katılan ...'dan alıp, talebi doğrultusunda kanun hükmü gereği sahteliği ... oluncaya kadar geçerli belge vasfındaki noter satış belgesi ile katılan ...'a satmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği anlaşılmaktadır.
-
Suça konu noter satış belgesi, soruşturma aşamasında dosya arasına celbedilmiştir.
-
Sanık suçunu ikrar etmiştir.
-
Mahkemece, suça konu noter satış belgesinin kanun hükmü gereği sahteliği ... oluncaya kadar geçerli belge vasfında olduğu ve sanığın kiraladığı aracı katılana satmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği kabul edilerek subüt bulan suçlardan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın farklı tarihlerde düzenlendiği anlaşılan sürücü belgesi ve noter satış sözleşmesi ile sahtecilik eylemini gerçekleştirildiği halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunmasına rağmen hangisinin tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ... sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/156 Esas, 2014/269 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, üye ...'ın sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulun hüküm yönünden TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (son) cümlesinin uygulanması ihtimaline göre CMK'nın 226 ıncı maddesi uyarınca ek savunma ... verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulması gerektiğine dair karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer yönlerde ise oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif Üye)
A.D
KARŞI OY
Dairemizin 11/01/2023 tarih, 2021/13267 Esas, 2023/94 Karar sayılı sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) TARTIŞMANIN KONUSU: **
... çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık sanık hakkında TCK'nın 158/1 d Maddesi sevkiyle kamu davası açıldığında TCK'nin 158/1, son maddesinin uygulanması ihtimali binaen CMK'nin 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir.
B) İDDİA: **
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2014 tarih 2014/2005 119 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle TCK'nin 204/1, 158/1 d maddesi sevkiyle kamu davası açılmıştır.
C) YARGILAMA SÜRECİ: **
Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/12/2014 tarih, 2014/156 ...., 2014/269 Kr., sayılı kararı ile sanık hakkında TCK'nin 158/1 d, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 25.000 TL APC ile ve ayrıca aynı yasanın 204/1, 3, 62. maddeleri uyarıca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME: **
1 Sanığın eylemi TCK'nin 158/1 d bendinde kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, dolandırıcılık suçu olarak tanımlanmıştır.
Anılan bentte sadece fiilin tanımına yer verilmiş, fiile tertip edilen ceza ise aynı maddenin son fıkrasında üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olarak belirlenmiş; ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının miktarının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı belirtilmiştir.
2 CMK'nin 226/1 maddesinde; sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez şeklinde düzenlemeye yer verilirken 2. fıkrasında ise; cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında da ek savunma verileceği emredici bir şekilde düzenlenmiştir.
E) KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ: **
Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi, o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesine bağlıdır. Dolayısıyla dava açan belgede (mahkemece kabulüne karar verilmiş iddianame) hem suçun adı, hem eylemi oluşturan olaylar hem de eyleme uygulanacak yasa maddelerinin açık ve duraksamaya yer verilmeksizin belirtilmesi zorunludur.
İddianamede anlatılan fiilin dışına çıkılarak davaya dâhil edilmeyen bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve bu fiilden dolayı hüküm kurulması davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlaline ... açar.
Bu sebeple iddianamede sadece suç teşkil eden fiilin anlatılması yeterli olmayıp maddi olayın tamamen açıklanması zorunluluk arz etmektedir.
Başka bir deyişle iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
CMK’nın 225 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre mahkeme, fiili nitelendirirken iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Dolayısıyla yargılama sürecinde iddianamede gösterilen “fiilin hukuki niteliğinin” değişmesi söz konusu olabilir. Bununla birlikte “cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması” da mümkündür.
İddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi ve cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması durumlarında CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226 ncı maddesi ile kanun koyucu, sanığa “ek savunma ...” verilerek değişen duruma göre bir hüküm kurulmasına imkân sağlamıştır.
Yukarıda içeriği belirtilen iddianamede TCK'nin 158/1 d maddesinde tanımlanan atılı fiil belirtilmiş, ancak bu fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı ceza ile adli para cezası miktarlarını belirleyen son fıkrasına yer verilmemiştir.
Dolayısıyla sanık iddianamede belirtilen sevk maddesi kapsamında kendisine atılı fiili öğrenmekte buna karşılık fiilin yaptırımını teşkil eden cezalar konusunda hiç bilgilendirilmemiştir. Bu noksanlığın CMK 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilerek tamamlanması gerekirken gözardı edilerek hüküm kurulmuştur.
F) SONUÇ: **
TCK'nin 158/1 d, son fıkrasının iddianamede yer almaması, iddia makamının esas hakkındaki mütaalasında da yer verilmemesi, ek savunma da alınmaksızın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanık savunma hakkının kısıtlandığı görüşünde olduğumdan ... çoğunluğun nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 11/01/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06