Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13625
2023/92
11 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli ve 2012/820 Esas, 2013/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 inci maddesi delaletiyle 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 inci maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli ve 2012/820 Esas, 2013/215 Karar sayılı kararının sanık ... ve temyiz dışı sanık ... tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.02.2016 tarihli ve 2014/22343 Esas, 2016/1031 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçunu işlemesi sırasında Emniyet Müdürlüğü' nün maddi varlığı olan ... belgesi, plaka, motorlu araç trafik ve tescil belgelerini kullanılmış olması nedeniyle eyleminin TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için dolandırıcılık ve bağlantılı resmi belgede sahtecilik suçlarından Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek ve ayrıca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 326 ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazılmış hakkının gözetilmesine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
-
Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/360 Esas, 2016/1038 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
-
Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz isteği; dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, suçun vasfına (TCK ...155/1 olur), eylem teşebbüş aşamasında kaldığından teşebbüs hükümlerinin, katılanın tüm zararını soruşturma aşamasında karşıladığından etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe olan takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'in, suç tarihinde hakkında bozma öncesi mahkumiyet kararı kesinleşen diğer sanık ... ile aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, ... plakalı araca ...sayılı sahte plakayı takıp, bu plakaya göre ruhsat ve trafik sigorta poliçesi düzenledikten sonra, temyiz dışı sanık ... ...' in fotoğrafı bulunan ... ...' ın kimlik bilgilerine göre tanzim edilmiş ... belgesiyle katılandan yükü teslim aldığı, daha sonra aldığı yükü Ankara'ya götürmesi gerekirken İstanbul'a doğru yola çıktığı, yolda sanık ...'i de araca alarak, yüklü aracı Küçükçekmece ilçesinde bulunan ... Tır Parkına çektikleri, sanık ... ...'in parkta beklemeye başladığı esnada sahte belgelerle birlikte yakalandığı, bir süre sonra da sanık ...'in yeğeni olan diğer temyiz dışı sanıkla olay yerine gelmesiyle yakalandıkları anlaşılmaktadır.
-
Sanık ... ve hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükmü verilen diğer sanık ... ... suçlarını ikrar mahiyetinde savunma da bulunmuşlardır.
-
Suça konu sahte tanzim edilen1 adet ... belgesi,1 adet mesleki yeterlilik belgesi,1 adet trafik sigorta poliçesi, 1 adet trafik tescil belgesi ile 2 adet tescil plakası olay anında temyiz dışı sanık ... ...'in ve suça konu aracın üzerinde yakalanmış, buna ilişkin 25.02.2012 tarihli yakalama tutanağı düzenlenerek dosya arasına alınmıştır.
-
Suça konu sahte belgeler ile ilgili olarak İstanbul Kriminal Polis Laborotuvarı Müdürlüğünden 02.03.2012 tarihli ekspertiz raporları alınmış; bu raporlara göre, suçta kullanılan 2 adet tescil plakasının hakiki nitelikte; suçta kullanılan ... ... adına düzenlemiş (E) sınıfı ... belgesi ile mesleki yeterlilik belgesinin ,"33 BMR 47" plaka sayılı araç adına düzenlenmiş trafik ve tescil belgesinin ve yine trafik sigorta poliçesinin tamamen sahte oldukları ve iğfal kabiliyetlerinin bulundukları rapor edilmiştir.
-
Mahkeme gözleminde de, suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu duruşma tutanağına geçirilmiştir.
-
Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemece, sanık ... ve diğer temyiz dışı sanıklar ... ile ...'un savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımı, alınan uzmanlık raporları doğrultusunda, sanık ...'in, temyiz dışı sanık ... ile işbirliği içinde hareket ederek, sahte oluşturdukları ve emniyet müdürlüğünün maddi varlıkları arasında bulunan ... belgesi, trafik tescil belgesi ve plaka kullanarak, katılandan aldıkları yükü istenilen yere götürmeyerek haksız menfaat temin ettikleri kabul edilerek sübut bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/14 Karar sayılı sayılı kararında, sanığın emniyet müdürlüğünün maddi varlıkları olan ... belgesi, plaka, motorlu araç trafik ve tescil belgelerini kullanarak dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükmü verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Sanığın, emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olarak kabul edilen sahte belgeler kullanarak hile ile katılanın iradesini sakatlayıp haksız menfaat temin ettiğinden, suçun vasfının TCK'nın 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalmadığı; nakliye için aldığı malların üzerinde fiili hakimiyet sağladıktan sonra tır parkında yakalandığı anlaşıldığından eylemin teşebbüs aşamasında kalmadığı; suça konu nakliye ürünlerinin kolluk kuvvetleri tarafından yapılan aramada ele geçirildiği, sanığın rızai iadede bulunmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları oluşmadığı ile mahkemece sanığın sabıkalı geçmişi ve suç işleme hususundaki eğilimi gerekçe gösterilerek takdiri indirim maddesini uygulamamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın suçun vasfına, teşebbüs, etkin pişmanlık ve takdiri indirim maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
-
Sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan da kamu davası açılmış olmasına rağmen hüküm kurulmadığı anlaşılmakla mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararında sanığın öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın sanığın eylemine TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (son) cümlesinin uygulanması ihtimaline göre CMK'nın 226 ıncı maddesi uyarınca ek savunma ... verilmemesinde savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulması gerektiğine dair karşı oyu ile oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 11/01/2023 tarih, 2021/13625 Esas, 2023/92 Karar sayılı sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) TARTIŞMANIN KONUSU: **
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık sanık hakkında TCK'nin 157/1. maddesiyle kamu davası açılıp aynı yasanın TCK'nın 158/1 d. maddesine uyduğu düşüncesiyle görevsizlik kararı verilmesi halinde TCK'nin 158/1 d, son maddesinin uygulanması ihtimali binaen CMK'nin 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir.
B) İDDİA: **
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının aynı yer asliye ceza mahkemesine hitaplı 09/05/2012 tarih 2012/3561 1888 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle TCK'nin 204/1, 157/1. maddeleri sevkiyle kamu davası açılmıştır.
C) YARGILAMA SÜRECİ: **
Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/12/2013 tarih, 2012/820 Es., 2013/215 Kr., sayılı kararı ile sanık hakkında TCK'nin 157/1. ve 52. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000 TL APC ile, aynı yasanın 204/1. maddesi uyarınca da 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15/02/2016 tarih, 2014/22343 Es., 2016/1031 Kr., sayılı ilamı ile sanıklara atılı dolandırıcılık eyleminin TCK'nin 158/1 d maddesine uyduğuna işaretle bozma kararı verilmiştir.
Bozma üzerine, Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28/06/2016 tarih, 2016/360 Es., 2016/1038 Kr., sayı ile sanıklar hakkında TCK'nin 159/1 d maddesi gereğince yargılamalarının yapılması için görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/01/20108 tarih, 2017/105 Es., 2018/14 Kr., sayı ile sanıklardan ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, sanık ... hakkında ise TCK'nin 158/1 d, 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000 TL APC ile cezalandırıldığı görülmektedir.
Anılan yargılamada görevsizlik kararına zuhulen TCK'nin 159/1 d maddesi zikredildiği halde görevli ağır ceza mahkemesince TCK'nin 158/1 d, son maddesinin uygulanmasına binaen ek savunma verilmediği, buna karşılık Cumhuriyet savcısınca 18/01/2018 tarihli sanık veya müdafiinin bulunmadığı oturumda TCK'nin 158/1 d, 58 maddeleri ile cezalandırılmasının talep edildiği, ve aynı celse sanık hakkında TCK'nin 158/1 d maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
D) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME: **
1 Sanığın eylemi TCK'nin 158/1 d bendinde kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, dolandırıcılık suçu olarak tanımlanmıştır.
Anılan bentte sadece fiilin tanımına yer verilmiş, fiile tertip edilen ceza ise aynı maddenin son fıkrasında üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olarak belirlenmiş; ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının miktarının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı belirtilmiştir.
2 CMK'nin 226/1 maddesinde; sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez şeklinde düzenlemeye yer verilirken 2. fıkrasında ise; cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında da ek savunma verileceği emredici bir şekilde düzenlenmiştir.
E) KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ: **
Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi, o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesine bağlıdır. Dolayısıyla dava açan belgede (mahkemece kabulüne karar verilmiş iddianame) hem suçun adı, hem eylemi oluşturan olaylar hem de eyleme uygulanacak yasa maddelerinin açık ve duraksamaya yer verilmeksizin belirtilmesi zorunludur.
İddianamede anlatılan fiilin dışına çıkılarak davaya dâhil edilmeyen bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve bu fiilden dolayı hüküm kurulması davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlaline yol açar.
Bu sebeple iddianamede sadece suç teşkil eden fiilin anlatılması yeterli olmayıp maddi olayın tamamen açıklanması zorunluluk arz etmektedir.
Başka bir deyişle iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
CMK’nın 225 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre mahkeme, fiili nitelendirirken iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Dolayısıyla yargılama sürecinde iddianamede gösterilen “fiilin hukuki niteliğinin” değişmesi söz konusu olabilir. Bununla birlikte “cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması” da mümkündür.
İddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi ve cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması durumlarında CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226 ncı maddesi ile kanun koyucu, sanığa “ek savunma ...” verilerek değişen duruma göre bir hüküm kurulmasına imkân sağlamıştır.
Yukarıda içeriği belirtilen iddianamede TCK'nin 158/1 d maddesinde tanımlanan atılı fiil belirtilmiş, ancak bu fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı ceza ile adli para cezası miktarlarını belirleyen son fıkrasına yer verilmemiştir.
Dolayısıyla sanık iddianamede belirtilen sevk maddesi kapsamında kendisine atılı fiili öğrenmekte buna karşılık fiilin yaptırımını teşkil eden cezalar konusunda hiç bilgilendirilmemiştir. Bu noksanlığın CMK 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilerek tamamlanması gerekirken gözardı edilerek hüküm kurulmuştur.
F) SONUÇ: **
TCK'nin 158/1 d, son fıkrasının iddianame ve görevsizlik yer almaması, iddia makamının esas hakkındaki mütaalasında da yer verilmemesi, ek savunma da alınmaksızın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 11/01/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06