Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/28631
2023/8247
9 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/34 E., 2015/299 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
b. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
c. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6.000 TL ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçların sübut bulmadığına, dolandırıcılık suçu yönünden erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın yokluğundan toplanan deliller sanığın yüzüne karşı okunmadığından ve mazeret sunulmasına rağmen dosya karara çıkartıldığından ve son söz sanığa verilmediğinden savunma hakkının kısıtlanmış olmasına, ek savunma hakkı verilmediğine, son duruşmada, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya takdiri indirim uygulanması hususları tartışılmadığına, sanık ...'ın savunmasında bahsettiği Sofia adlı şahıs araştırılmadığından ve HTS kayıtları getirtilmediğinden eksik araştırmaya ve suçların sübut bulmadığına ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna, suçun sübut bulmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması talep edilmesine rağmen kararda HAGB, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme hususlarının tartışılmamış olmasına ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; duruşma talepli olarak, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, 204/3 ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, gönüllü vazgeçe hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezai ehliyeti yönünden bir araştırma yapılmadığından ve Sofi adlı şahıs araştırılmadığından eksik incelemeye, somut olayda yalnızca dolandırıcılık suçundan ceza verilmesi gerektiğine ve dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde erteleme ve HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- Sanık ...'ın, katılan ...'un kimlik bilgileri ve İstanbul'daki mal varlığı konusunda bilgi sahibi olan ve hakkındaki soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen Sofi isimli şüpheli ile anlaşıp,...İli ... İlçesi ... Cad. 14 pafta, 11988 parselde tapuya kayıtlı bulunan arsayı katılan ... adına düzenlenmiş sahte kimlik belgesi ile onun adına işlem yapabilecek birisinin yardımı ile satmaya karar verdikleri, bu plan kapsamında katılan ... yerine sahte kimlik belgesi ile yerine geçebilecek sanık ... ile anlaştıkları ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için sanık ...'ın imzası ile nüfus cüzdanı talep belgesi düzenleyip üzerinde sanık ...'ın fotoğrafı bulunan katılan ... kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş nüfus cüzdanını Fatih İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden aldıkları, daha sonra bu sahte nüfus cüzdanı ile arsanın satışının yapılabilmesi için sanık ...'a yetki veren vekaletnameyi temin amacıyla, sanıklar ... ... ile ...'ın birlikte, 04.10.2012 tarihinde,...9. Noterliğine giderek 10530 yevmiye no'lu vekaletnameyi, 13.12.2012 tarihinde Beyoğlu 35. Noterliğine giderek 48904 yevmiye no'lu vekaletnameyi tanzim ettirdikleri, her iki vekaletname düzenlenirken de ... adıyla hastaneye sevk edilip, temyiz yeteneğinin yerinde olduğuna dair ...Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'ndan 04.10.2012 tarihli ve 2580 sayılı rapor ile ...ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 13.12.2012 tarihli ve 4390 protokol no'lu raporu aldığı, daha sonra sanıklar ...ile ...'ın söz konusu arsanın satışı için müşteri bulması ve aracılık etmesi hususunda daha önceden tanıdıkları sanıklardan ... ile bağlantı kurdukları, onun da öncelikle şoförlüğünü yaptığı sanık ...'a konuyu anlatıp, birlikte verdikleri karar doğrultusunda fikir ve eylem birliği içerisinde emlakçılık yapmakta olan sanık ...'e müşteri bulması için gittikleri, onunla da konuyu paylaşıp, aynı karar doğrultusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle, arsaya müşteri olan mağdur ...'a arsanın satışı için gerekli görüşmeleri yaptıkları, ancak alıcının arsanın satış bedelinin yüksek olması nedeniyle tedbir olarak vekaletname ile satışı kabul etmeyip, arsa sahibinin bizzat tapu müdürlüğü'ne gelerek işlem yapmasını istemesi üzerine sanık ...'nin tapu müdürlüğüne getirilmesinden vazgeçilip, katılan ... gibi hareket eden sanık ... ...'yı kendi araçlarıyla getirerek ve ... İlçe Tapu Müdürlüğü'ne müracaat ederek arsanın satışı için randevu aldıkları, ancak tapu görevlilerinin durumdan şüphelenip durumu katılanın avukatına haber vermeleri üzerine durumun...Emniyet Müdürlüğü'ne bildirildiği, kolluk görevlilerinin işlemin yapılacağı gün tapu müdürlüğü binasında tedbir alıp takibe koyulmaları sonucu sanıklar ...,...,... ile ...'ın arsa satışı için gittikleri tapu müdürlüğünde suç üstü yakalandıkları anlaşılmıştır.
2.Mahkemesince, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, katılan ... adına sahte nüfus cüzdanı çıkartıp kullanarak katılana ait arsayı mağdur ...'a satmak suretiyle tapu müdürlüğünü aracı kılarak dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettikleri, bu surette sanıklar ... ile Yümni'nin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını; sanıklar..., ... ve...'ın yardım eden sıfatıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında "2012" şeklinde gösterilen suç tarihinin, "18.12.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizleri Yönünden
- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, zincirleme suç hükümleri uygulaması yapılırken uygulama maddesi olarak “TCK‘nın 43/1 maddesinin" gösterilmemesi mahallinde eklenmesi olanaklı maddi hata olarak değerlendirilmiş; ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2....1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararında; kolluk tutanakları, bilirkişi raporu, sanık ...'ın ikrar içeren savunması, diğer sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları ile tüm dosya kapsamından üzerlerine atılı suçların sübuta ermesi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükümlerinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizleri Yönünden
- Sanık savunmaları, tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ...'in atılı suçları, haklarında mahkûmiyet kararları verilen sanıklar ... ile ... ile birlikte asli fail olarak gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerekirken aynı Kanun'un 39 uncu maddenin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2....1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararında; kolluk tutanakları, bilirkişi raporu, sanık ...'ın ikrar içeren savunması, diğer sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları ile tüm dosya kapsamından üzerlerine atılı suçların sübuta ermesi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükümlerinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki, kişi kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasına mahkum olması durumunda, mahkumiyetin sonucu olarak belli haklardan yoksun bırakılmasına hükmedilir, şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkında adli para cezası verilmesi halinde 53 üncü maddenin uygulanmayacağının gözetilmemesi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle...1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararlarında sanık ...... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle...1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili kısmındaki hak yoksunluklarının uygulamasına ilişkin kısmının çıkartılmak suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44