Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4745
2023/8155
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/799 E., 2015/697 K.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/799 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılanın evini Rota Sert Uluslararası Belgelendirme Denetim ve Gözetim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketine kiraladığı, ancak kira bedeli ödenmediği için ... 2. İcra Dairesi'nin 2013/11703 Esas ve ... 4. İcra Dairesi'nin 2013/11832 Esas sayılı dosyaları üzerinden katılanın icra takibi başlattığı, bu icra takipleri sırasında sanığın, olay günü ... 2. ve 4. İcra Müdürlüklerine müracaat ederek Rota Sert şirketinin yetkilisi olduğunu, imza sirküleri ve yetki belgesini ibraz edeceğini, borcu taksitle ödemek istediğini beyan ederek borç ödeme taahhüdünde bulunduğu ancak taahhüt edilen tarihte borcun ödenmemesi nedeniyle taahhüdü ihlal suçundan dolayı katılanın ... 2. İcra Ceza Mahkemesine sanık hakkında şikayette bulunduğu, sanık hakkında taahhüdü ihlal suçundan açılan davada sanığın şirketin yetkilisi olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29.09.2014 tarihli yazısının içeriğine göre Rota Sert Limited Şirketi'nin 19.09.2012 tarihinden itibaren ve halen yetkili temsilcisinin Ayhan Karataş olduğu, sanığın söz konusu şirketin yetkili temsilcisi olmadığı, bu şekilde sanığın yasal temsilcisi olmadığı halde Rota Sert Limited Şirketi adına şirketin yasal temsilcisi olduğunu beyan ederek ... 2. ve 4. İcra Müdürlüklerinde borç ödeme taahhüdünde bulunarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır.
-
Sanık savunmasında; "suçlamayı kabul etmiyorum. Ben müşteki ile hiç muhattap olmadım. İddianamede okunduğu gibi evinde şirket yetkilisi olarak kiracı olarak bulunmadım. Rota Sert Uluslararası Belgelendirme Denetim ve Gözetim Ltd. Şti. sahibi Ayhan Karataş isimli kişidir. Beni şirketine ortak etmek istemişti fakat şirketin mali tablosunu gördükten sonra vezgeçtim. Ayhan Karataş benim kimlik bilgilerimi kullanarak icra dairelerine bildirimde bulunmuş dolayısı ile ben icra dairelerinde hiçbir şekilde ödeme taahhütü yönünden bir bildirimde bulunmadım. Başka suçtan cezaevinde olduğum için bu aşamaya kadar da Ayhan Karataş'dan şikayetçi olamamıştım. Zaten konuyu da yeni öğrendim. Bundan sonra şikayet yoluna gideceğim. Bu suçu ben işlemedim. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Katılan aşamalarda; "taşınmazı yaklaşık 3 sene önce Rota Sert Uluslararası Belgelendirme Denetim ve Gözetim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi yetkilisi Ayhan Karataş'a kiraladım. Yaklaşık 1 sene kira bedelini ve aidat giderlerini ödemediler. Bunun üzerine ... 2. İcra Dairesi'nin 2013/11703 Esas sayılı ve ... 4. İcra Dairesi'nin 2013/11832 Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlattım. İcra takibi devam ederken avukatım vasıtasıyla 09.01.2014 tarihinde borçlunun adresinde hacze gidilerek bir kısım malları haczedilerek Vedat Saral isimli kişiye yedi emin olarak teslim edildi. 14.01.2014 günü şirket yetkilisi olduğunu söyleyen sanık şirket borçlarını taksitlerle ödeyeceklerini söyleyerek konuşmak için avukatımı şirkete çağırdı. Bu toplantıda sanık, Rota Sert Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu ve şirketi devraldığını, borcu da kendisinin ödeyeceğini avukatıma söylemiş ve avukatım ile yaptıkları anlaşma ile icra müdürlüklerine gidilerek borcu ödemeyi kabul ettiği tarihlere ilişkin olarak ödeme taahhüdünde bulunmuş, bu şekilde sanık ... 2.ve 4. İcra Dairelerine Rota Sert Limited Şirketi yetkilisi olarak ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Taahhütte bulunulduğu tarihlerde icra dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmayınca avukatım vasıtasıyla taahhüdü ihlal suçundan dolayı ... İcra Ceza Mahkemesinde dava açtık ve yargılama kapsamında getirtilen ticaret sicil kayıtlarından sanığın Rota Sert Ltd. Şti'nin yetkili temsilcisi olmadığı anlaşıldı. Rota Sert Ltd. Şti'nin yetkili temsilcisi olmadığı halde ... 2 ve 4. İcra Müdürlüklerinde şirket temsilcisi olarak borcu ödeme taahhüdünde bulunan ve bu şekilde yetkili mercilere yalan beyanda bulunan sanıktan şikayetçiyim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/799 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23