Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/32339
2023/796
21 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/112 E., 2016/141 K.
SUÇ: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 52.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, olayın ticari bir konu olduğuna, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğine, suçlamayı kabul etmemekle birlikte, sanığın alışveriş yaptığı mağazaların "hızlı finansman sistemi" kullanmaları neticesinde eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirildiğine, eylemin basit dolandırıcılık olduğuna, katılanların bilgisi dahilinde işlem yapıldığından sanığın suç kastı bulunmadığına, zararı giderilen ve şikayetinden vazgeçen Dört Mevsim Ltd. Şti.'nin kararda katılan olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti takdiri ile re'sen gözönüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, beyaz eşya, cep telefonu ve mobilya satışı yapan katılan ... ile mağdur ... Katılım Bankası A.Ş. arasında yapılan protokoller çerçevesinde "hızlı finansman sistemi" ile ..., ..., ... adına muhtelif tarihlerde toplam 25.156,00 Türk Lirası tutarında sekiz adet kredi kullandığı anlaşılmıştır.
-
Sanığın savunması, ..., ..., ...'ın bilgileri dahilinde alışveriş yapacağını söyleyerek kimlik fotokopilerini aldığına ve onlar adına işlemler yaptığına yöneliktir.
-
Adlarına kredi kullanılan ..., ..., ...'ın kullanılan kredilerden ve adlarına yapılan alışverişlerden haberlerinin olmadığını beyan ettikleri görülmüştür.
-
Sanık ve müdafiinin mağdurların zararlarının giderildiğine yönelik beyanları üzerine mağdur ... Katılım Bankası A.Ş. yerine Finansbank A.Ş. Tarsus Şubesi'ne müzekkere yazıldığı tespit edilmiştir.
-
Dosya kapsamından, katılan ... Ltd. Şti.'nin şikayetinden vazgeçtiğine dair beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
-
Mahkeme tarafından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca mağdur ... Katılım Bankası A.Ş.'den elde edilen haksız menfaatin hesaplanmasında, ..., ..., ... adına kullanılan toplam kredi tutarı esas alınarak incelemeye konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Ancak sanık hakkında kurulan hüküm; sanık ve müdafiinin mağdurların zararlarının giderildiğine yönelik beyanları ile dosya kapsamındaki ödeme dekontları karşısında, sanık tarafından zararın kısmen ya da tamamen ödenip ödenmediğinin araştırılması ile kısmi ödemenin varlığı halinde, kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'den sorulmasından sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün 2 nci bendinde açıklanan nedenle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06