Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/28356

Karar No

2023/7670

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/298 E., 2015/345 K.

SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanıklar, katılan vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/298 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz isteği, eksik ceza tayinine, takdiri indirim maddesi uygulanmaması gerektiğine, suçun ikiden fazla kişi ile işlenmiş olmasına rağmen bu hususta araştırma yapılmadığına ilişkindir.

Sanık ...'nin temyiz isteği;üzerine atılı suç ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.

Sanık ...'in temyiz isteği; verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Katılan ...'ün, adına kayıtlı aracın satımı için internet sitesi üzerinden ilan verdiği, sanık ...'un ilanda belirtilen numaradan katılan ile irtibata geçtiği, iş yerine gelen katılan ile aracın 57.000,00 TL bedel üzerinden satımı hususunda anlaşma sağlandığı, bedel nakit olarak ödenmediğinden aracın noter satışına katılanın ikna olmaması üzerine, sahibi olduğu firma adına satım bedeli üzerinden senet verdiği ve yanında çalışan olarak tanıttığı sanık ... ile aracın satışı almak üzere notere gönderdiği, bedelin satıştan önce hesaba geçeceği beyan edilmesine rağmen ikna edilerek araç satışının sanık ... üzerine yapıldığı, sonrasında araç bedelinin ödenmediği gibi yapılan icra takibinin de sonuçsuz kaldığı, bu surette sanıkların iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

  2. Sanıklar, aşamalarda alınan savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, suç kasıtlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir.

  3. Katılan ... ..., aşamalarda alınan savunmalarında, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu ve zararının halen karşılanmadığını beyan etmiştir.

  4. Dosyada mevcut araç satış sözleşmelerinden, suça konu katılana ait aracın, 50.000,00 TL karşılığında Kadıköy 21. Noterliğinden 16.07.2013 tarihinde katılan tarafından sanık ... ...ye devredildiği; 17.07.2013 tarihinde ise aynı şasi no'lu aracın plaka değişikliği de yapılarak 51.775,00 TL'ye üçüncü bir kişiye satıldığı, 23.07.2013 tarihinde ise aynı aracın 42.000,00 TL karşılığında yeniden el değiştirdiği tespit edilmiştir.

  5. Mahkemece, katılan şikayeti, sanık savunmaları, noter satış sözleşmeleri, belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların oluşa dair aksini iddia ettikleri yönleri ispat edemedikleri anlaşılmakla, sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ederek gerçekleştirmiş oldukları hileli eylemleriyle katılanı zarara uğratarak kendilerine yarar sağladıkları ve bu eylemlerinde kamu kurumlarını araç olarak kullandıkları kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu belirtildiğinden; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanıklardan ...'nin, hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

  2. Sanıkların, en başından ödeme niyetinde bulunmadıkları aracı hukuki görünüm kazandırarak, katılandan hile ile alıp haksız menfaat elde ettikleri olayda, herhangi bir kamu kurumunun kullanılmadığının anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

  3. Kabule göre de;5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/298 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardolandırıcılıktemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularsegbissebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim