Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/21729

Karar No

2023/7669

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/42 E., 2015/65 K.

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

  1. Katılan ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde her iki sanığın adı yazılı ise de, dilekçe içeriğine göre sadece sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının temyiz edildiği anlaşılmakla bu kapsamda yapılan incelemede;

  2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 Tarihli ve 2015/42 Esas, 2015/65 Karar Sayılı Kararı ile;

  1. Sanık ..., hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,

  2. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

  3. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen nazara alınacak sebeplerle kararların bozulması gerektiğine,

  2. Sanık ...'in temyiz istemi, cezalandırılmasına yeter delil olmadığı ve suç unsurlarının oluşmaması nedenleriyle beraatine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Kardeş ve aynı şirketin ortakları olan sanıkların, bankadan kredi çekme aşamasında tapu fotokopisine ihtiyaç duyulması nedeniyle iş yeri sahibi olan katılan ... (...) Göktürk'ten iş yerinin tapu fotokopisini istedikleri, katılanın da sanıklara güvenerek iş yerine ait tapu fotokopisini verdiği, bu şekilde tapu fotokopisini elinde bulunduran sanıkların daha sonra, suça konu katılanın ismi ve imzası taklit edilerek oluşturulan, sanıkların temizlik şirketinin SGK' ya olan borçlarının yapılandırılması aşamasında borcun ödenmemesi halinde teminat olarak gösterilen taşınmazın haczedilerek borca mahsup edilebileceği içerikli sahte dilekçeyi tapu fotokopisi ile birlikte SGK ... Sigorta İl Müdürlüğü'ne sundukları, katılan adına SGK İl Müdürlüğüne verilen muvafakatname özelliği taşıyan bu dilekçe ile sanıkların ortağı olduğu firmanın 2007/1 9 dönemlerine ait SGK İl Müdürlüğüne olan borçlarının yapılandırılmasına karşılık katılanın sahibi olduğu taşınmazına 26.12.2007 tarihinde haciz şerhi konulduğu, katılanın 2011 yılında taşınmazını satmak istediğinde durumu öğrediği, bu suretle sanıkların katılan adına sahte olarak düzenlendiğini bildikleri dilekçeyi SGK İl Müdürlüğüne ibraz ederek özel belgede sahtecilik ve olay tarihinde haciz işlemi yapılmasıyla SGK İl Müdürlüğünü ve katılanı zarara uğratarak menfaat sağladıklarından nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.

  2. Sanık ..., şirketin ortağı olduğunu, ancak işleri diğer sanığın yönettiğini, olayla ilgisinin ve bilgisinin olmadığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.

  3. Sanık ..., SGK'ya olan borçlarını yapılandırmak istediklerinde soruşturma aşamasındaki savunmasında, SGK'nın ipotek göstermelerini istedikleri için, aile dostları olan katılana, dilekçe imzalamadığından maddi sorumluluk altına girmediğini söylediği için katılanın taşınmazının tapu suretini rızasıyla verdiğini, kovuşturma aşamasında ise SGK'nın icra takip işleri ile uğraşan memurunun dosyada kalacak iki tane tapu fotokopisi getirmesini istediğinden daha önce bankadan kredi çekmek için iş yeri sahibi olan katılandan onun rızası ile aldığı tapu fotokopisini ilgili memura katılanın haberi olmadan verdiğini, olayın bu boyuta geleceğini bilemediği şeklinde aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür. Sanık ayrıca, diğer sanığın ortak olduğunu, ancak şirkette sorumlu müdür olup işlerle kendisinin ilgilendiğini, daha sonra işlerde sıkıntı çıkınca borcu ödeyemediklerini, icra takibi başlayınca katılanın taşınmazına haciz konulduğunu, ancak suça konu dilekçeyi katılan adına imzalayıp vermediğini, borcun kendisinin olduğunu, katılanın alakası olmadığını suç kastı ile hareket etmediğini savunmuştur.

4.Katılan ... (...) Göktürk, sanıkların iş yerini kiraladıklarını, sanık ...'un bankadan kredi çekileceği için iş yerinin tapu fotokopisine ihtiyaç olduğunu söylediğinden ona verdiğini, 2011 yılında dairesini satmak istediğinde tapuda haciz şerhi olduğunu öğrendiğini, bir zararının olmadığını, ancak haciz devam ettiğinden satış tehdidi olduğunu beyanla sanıklardan şikayetçi olmuştur.

5.Katılan SGK, sanıklardan şikâyetçi olmuştur.

6.Tapu senedi fotokopisi, suça konu sözleşme fotokopisi, SGK ile katılan ... arasındaki yazışmalar dosya içerisindedir.

7.Bilirkişi raporlarına göre, suça konu dilekçedeki katılan ... (...) ...adına atılı imzaların katılanın imzaları model alınarak takliden atıldığı, imzaların katılan ve sanıklara ait olmadığı belirlenmiştir.

8.Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile;

a)Sanık ...'in şirketin ortağı olmasına rağmen şirketin tüm işlemleri ile kardeşi olan sanık ...'in ilgilendiği savunmasının sanık ... tarafından da kabul edilmesi nedeniyle sanık ...'in atılı suçları işlediğine dair tam bir vicdani kanaat oluşturacak kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden beraatine,

b)Suça konu belgedeki imzanın sanıklara ait olmamasına rağmen yapılan işlemin sanıkların ortak oldukları şirketin lehine olması ve şirketin SGK ile olan işlemlerinin sanık ... tarafından gerçekleştirilmiş olması, şirket lehine sanık ... tarafından amaca uygun olarak başka birilerine imzalatmış olmasının olağan yaşam koşullarına uygun düşmesi nedeniyle sanık ...'un savunmalarına itibar edilmeyerek atılı suçlardan mahkumiyetine,

Dair hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

  1. Gerekçeli kararda suç tarihi 17.02.2015 olarak belirtilmiş ise de, bu tarihin şikâyet tarihi olduğu, suça konu dilekçenin SGK'ya ne zaman sunulduğu dosya kapsamıyla anlaşılmamış ise de, söz konusu taşınmaza 26.12.2007 tarihinde haciz şerhi konulduğu anlaşıldığından, suç tarihinin en aleyhe kabulle 26.12.2007 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

  2. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosya kapsamından somut olayda, sanık ...'in, şirketinin 2007/1 9 dönemlerine ait SGK İl Müdürlüğüne olan borçlarının yapılandırılması için katılana ait taşınmazın borç teminatı olarak kabulüne muvafakat ettiğine dair suça konu dilekçeyi ve katılana ait taşınmazın tapu fotokopisini verdiği ve borçların yapılandırıldığı, daha sonra ödemelerde sorun olması üzerine katılana ait taşınmaza haciz şerhi konulduğundan önceden doğan borç nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) kısmında açıklanan nedenlerle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/42 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) kısmında açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/42 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) kısmında açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/42 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarardüşmesinesüreçv.araçzararınasuretiyledolandırıcılıktemyizkurumtevdiineolarakhukukîkuruluşlarınınolgularonanmasınasebeplerigerekçekullanılmasıvebozulmasınakamusahteciliközel

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim