Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4594
2023/7593
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/469 E., 2015/1630 K.
SUÇ: Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2014/469 Esas, 2015/1630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın, sanıktan aldığı kömürler karşılığı açığa imzalı bono imzaladığı, katılanın aldığı kömürlerin parasını ödediği halde sanığın açığa imzalı senedi sonradan verilme nedeninden farklı bir şekilde 3.650 TL bedelli olarak doldurarak ... 7. İcra Müdürlüğünün 2013/5387 Esası üzerinden icraya koyduğu iddiasıyla sanık hakkında işbu kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmeyerek katılanla arasında esnaf müşteri ilişkisinden dolayı cari hesap olduğunu, bu hesabı görmek istediğini, katılanın açık kömür hesabından dolayı katılandan toplam 3.650 TL alacağı çıktığını, katılanın peşin ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine senet imzaladığını, borcunu ödemeyince de icraya verdiğini söylemiştir.
3.Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunarak 3 yıl önce sanıktan 150 TL'lik kömür aldığını, senet defterine imza attığını, borcunu 3 taksit halinde 3 yıl önce ödediğini, ancak borcunu ödediğine dair belge almadığını, imzaladığı senedi de almadığını, 150 TL'lik imzaladığı senette sanığın tahrifat yaparak icraya koyduğunu, böyle bir borcunun olmadığını, kendisinin sanığın mağdurlarından sadece bir tanesi olduğunu, facebook'ta sanığın birçok mağduru olduğunu ve buna ilişkin sayfa açıldığını, şikayetçi olduğunu söylemiştir.
4.Kriminal raporda; tetkike konu senet üzerinde "..." adına atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı, inceleme konusu senedin rakamla ve yazıyla değer gösteren hanelerinde tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte kati bulguların tespit edilemediği, ancak senet üzerinde borçlu kısmındaki "..." isim yazısı ve atılı bulunan imzaların mavi mürekkepli bir kalem, diğer yazı ve rakamların mavi mürekkepli ikinci bir kalem ile yazılmış oldukları görüş ve kanaati bildirilmiştir.
5.Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Katılanın, sanıktan aldığı kömürler karşılığı açığa imzalı bono imzaladığı, katılanın aldığı kömürlerin parasını ödediği halde sanığın açığa imzalı senedi sonradan verilme nedeninden farklı bir şekilde 3.650 TL bedelli olarak doldurarak icraya koyduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanın aşamalardaki beyanlarında suça konu senet üzerindeki imzayı reddetmediği anlaşılmakla; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih ve 1988/1 1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı; katılanın soyut iddiası dışında, suç konusu belgenin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin yazılı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2014/469 Esas, 2015/1630 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52