Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4602
2023/7427
23 Ekim 2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1136 E., 2023/1315 K.
SUÇ: Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve 2023/886 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
-
... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2023/74 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 4.166.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1136 Esas, 2023/1315 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüyle duruşma açılarak sanıklar hakkında yeniden yargılama yapılmış, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 6.250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyizi; sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine, üç ayrı bankadan para çekilmesi nedeniyle üç ayrı dolandırıcılık suçu işlendiğine, zincirleme suç hükümleri tatbik edilse dahi uygulama sırasında oranın artırılması gerektiğine, 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
-
Sanık ... ve müdafiinin temyizleri; sanığın suç kaydının bulunmadığına, beyanlarının samimi olduğuna, bir kısım çelişkili beyanların avukatların yönlendirmelerinden doğduğuna, sanığın diğer sanık ...'ın isteğiyle olaydan habersiz emaneti almaya gittiğine, aksi halde plakasını ve kendisini gizleyeceğine, suçu kabul etmediği gibi istinaf kanun yolundan sonra cezanın artırılmasının da etkin yürütülmeyen soruşturma ve kovuşturma safahatlerinin delili olduğuna, mahkemenin tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte sanıkların iştirak halinde atılı suçu işlediğine dair kabul ve ceza artırımının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın Sinan ile işbirliği yapmaması nedeniyle elde ettiği bir haksız menfaatte bulunmadığına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyizi; sanığın ikrarı dışında suça iştirakına dair hiç bir delil olmadığına, katılanı arayanın sanık olmadığına ve yönlendirenleri bilmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte en fazla yardım eden statüsünde şerik olabileceğine, katılanı arayan meçhul kişi ile sanık arasında bağ kurularak 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ek dilekçe ile talebi de 19.09.2023 tarihinde katılanın zararının 1.000.000,00 TL'sinin ödenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanması için bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
İstanbul ili... ilçesinde ikamet eden katılan ...'un suç tarihi olan 11.01.2023 günü cep telefonundan arandığı, arayan kişinin kendisini polis ...olarak tanıttıktan sonra katılanın kimliği kullanılarak suç örgütlerine üye olunduğunu, banka hesaplarından para çekildiğini söylediği, suçluların yakalanması ve katılanın aklanması için bankada bulunan paralarını çekip vermesi hususunda katılanı ikna ettiği, hatta katılana emniyet müdürlüğüne ait olduğunu belirttiği bir telefon numarasını da vererek teyit edebileceğini söylediği, katılanın kendisini Polis ...olarak tanıtan kişinin verdiği telefon numarasını aradığında polis memuru olduğunu söyleyen bir kadının telefonu açarak operasyonu doğruladığı anlaşılmıştır.
-
İradesi bu şekilde sakatlanan katılanın önce bankadan 200.000,00 TL para çekip sonradan sanıklardan ... olduğu anlaşılan kişiye bu parayı aynı gün verdiği, bu olaydan bir gün sonra sanıkların yönlendirmesiyle üç ayrı hesabından 3.328 Euro, 45.648 Dolar ve 18.317 Euro'yu da çekip yine ikametgahında sanıklardan ...'e teslim ettiği, ertesi günde yine arayan kişinin yönlendirmesiyle katılanın kendisinde vekaletnamesi bulunan kardeşine ait hesaptan 85.595,00 TL ve 5.748,44 doları çekerek toplamda sanık ...'e 1.695.000,00 TL parayı teslim ettiği belirlenmiştir.
-
Katılanın dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olması üzerine katılanın evine paraları almaya gelirken sanık ...'in kullandığı ticari taksi kamera kayıtlarından tespit edilerek sanık ...'e ulaşılmıştır.
-
Katılan tereddütsüz şekilde sanık ...'i teşhis etmiş, bu kamera kayıtlarından ilk günden sonraki eylemden kısa süre sonra aynı araç içerisinde sanıklar Sinan ve ... ile yanlarında bir kadın da tespit edilmiş ve üç kişinin birlikte bir otele girdiği belirlenmiştir.
-
Sanıklardan ..., sanık ...'ın yönlendirmesiyle eylemi gerçekleştirdiğini, dolandırıcılık olayını bilmediğini savunmuş; sanık ... ise, eylemi ikrar ederek kendisini de tanımadığı kişilerin yönlendirdiğini söylemiştir.
-
İlk Derece Mahkemesince sanık savunmaları, katılan beyanları, kamera görüntüleri, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
-
Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'ın kendisini tanımadığı kişilerin yönlendirdiğine dair beyanı, kamera kayıtları ve ilk telefon görüşmelerinde polis olduğunu söyleyen bir kadının da katılanı ikna etmiş olması nedeniyle eylemin üç veya daha fazla kişi tarafından işlendiği kanaatiyle duruşma açılarak ve ek savunma hakkı da tanınarak ceza miktarı artırılıp mahkumiyet hükümleri ihdas edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Her ne kadar sanıklardan Sinan, Bölge Adliye Mahkemesinin kararından sonra zararın bir kısmını karşıladığına dair dilekçe sunmuş ise de; kısmi ödemenin hükümden sonra olması nedeniyle yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla kurulan hükümler hukuka uygun bulunmuştur.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1136 Esas, 2023/1315 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:56