Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/1242

Karar No

2023/7275

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/35 E., 2015/490 K.

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2012/35 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

b) Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, hükümleri süre tutum dilekçesiyle temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Olay tarihinde görevli polis memurlarının durumundan kuşkulanılan sanıktan kimliğini ibraz etmesini istedikleri, bunun üzerine sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak mağdur ...'nin kimlik bilgileriyle düzenlenmiş olan suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, kimliğin sahte olmasından şüphelenilmesi üzerine sanığın polis merkezine götürüldüğü, sanık polis merkezine getirildiğine ibraz ettiği nüfus cüzdanının sahte olduğunu, gerçek isminin ... olduğunu ikrar ettiği... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.11.2011 tarihli uzmanlık raporu ile suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiği, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkat çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle, bahse konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu görüşünün bildirildiği, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği iddia edilmiştir.

  2. Sanık, mağdurun kimlik bilgileri bulunan ancak üzerinde kendi fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanını yaptırarak kullandığını, suç kastının olmadığını savunmuştur.

  3. Suça konu nüfus cüzdanı duruşmaya getirtilip incelenmiş, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu gözlemlenmiştir.

  4. Mahkemece, sanığın mağdur ...'nin kimlik bilgilerini içerir nüfus cüzdanını üzerinde kendi fotoğrafı olacak şekilde kullandığı gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ile her ne kadar başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmış ise de eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu gerekçesiyle değişen suç vasfına göre ayrıca bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5236 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması ve kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5306 sayılı Kanun 40 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; polis memurlarınca şüphe üzerine durdurulan sanıktan kimliğinin istenmesi üzerine sanığın resmi belgede sahtecilik suçuna konu nüfus cüzdanını ibraz etttiği, polis memurlarınca nüfus cüzdanının sahteliğinden şüphe edilmesi nedeniyle sanığın refakate alınarak polis merkezine götürüldüğü, sanığın polis merkezinde kimliğin sahte olduğunu ikrar ettiği ve gerçek kimliğini bildirdiği, sanığın yalan beyanı ile ... adına herhangi bir adli veya idari resmi belge düzenlenmediği anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasına uyduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2012/35 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2012/35 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararbeyansüreçv.resmitemyiztevdiinecezasıyalanhukukîdüzenlenmesindebelgeninolgularonanmasınagerekçesebepleriolmadığınabozulmasınaidariverilmesinesahtecilik

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim