Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21654
2023/7142
16 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/269 E., 2015/227 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak
kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısma düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 54.166,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; yargılama konusu suçları işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, kereste işinde faaliyet gösteren ve daha önce alışveriş yapmış olduğu tanık ... aracılığıyla, ... Orman Ürünleri San. Tic. Ltd Şti.'nin ortağı olan tanık ... ile yine kereste alımı yapmak üzere tanıştığı, alım konusunda anlaşmaları üzerine suça konu 32.500,00 TL bedelli çeki cirolayarak tanık ...'a verdiği, tanık ...'ın da herhangi bir ciro işlemi yapmaksızın çeki ...ya verdiği, ...nın çeki ibrazı üzerine sahte olduğunun anlaşıldığı, tanık ...nın bu nedenle uğradığı zararın, tanık ...tarafından giderildiği belirlenmiştir.
-
Sanık, ticari ilişkiye taraf olmadığını, satım sözleşmesinin tarafının tanık ... olduğunu ve keresteleri onun aldığını, ancak Yakup'un irsaliyesinin bulunmaması sebebiyle çeki kendisinin ciroladığını ikrar etmiştir.
-
Tanıklar..., ..., ... ve ...'ün beyanları tespit olunmuş tanık Yakup sanığı uzaktan tanıdığını, kendisinin kerestecilik işiyle değil arıcılık işiyle uğraştığını beyan etmiştir.
-
Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 11.06.2014 tarihli; "Çekin orijinal olduğu, ancak ön yüzündeki '...' ibarelerinin bulunduğu bölümlerde fiziksel silinti emarelerinin ve farklı ibarelere ait oldukları değerlendirilen toner kalıntılarının mevcut olduğu, anılan ibarelerin evvelce aynı bölümlerde bulunan, ancak fiziksel silinti sebebiyle okunamayan ibarelerin silinmesi sonunda tahrifen oluşturulduklarının ve belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu, ... çekin ön yüzündeki el yazısı ile atılı bulunan keşideci imzası ve arka yüzündeki birinci ciranta imzasının...Yüzey İşlem Ltd. Şti. yetkilisi ...a ait olmadığının anlaşıldığı" görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece suça konu çek üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmediği saptanmıştır.
-
Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12 463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise aynı Kanun'un 52 nci maddesi de gözetilmek suretiyle haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği 20,00 TL ile 100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan elde edilen haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle tespiti ve sonuç para cezasının 54.160,00 TL yerine 54.166,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini ve Yapı Kredi A.Ş.'nin suçun zarar göreni olmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi kapsamında katılan sıfatının bulunmadığının gözetilmemesi suretiyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıkların, Yargıtay tarafından giderilebileceği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
-
Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu çek aslı sanığın da hazır bulunduğu duruşmada incelenerek özellikleri ve yasal unsurlarının mevcut olup olmadığı duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini ile çek aslının kanun yolu denetimine olanak tanıyacak şekilde dava dosyası arasına eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Kabul ve uygulama yönünden; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A 4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde adli para cezasına ilişkin uygulamanın hükümden çıkarılması ve yerine; “Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi gereği 3250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezasından (1/6) oranında indirim yapılarak 2708 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdiren 20,00 TL'den hesap edilmek üzere sonuç olarak 54.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yazılması ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilen (4) numaralı paragrafın hükümden çıkarılması, takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42