Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/989
2023/7102
12 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/127 E., 2015/445 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî Onama, Kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/127 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın beraati yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığa fazla ceza verildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın beraati yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
-
Sanık ...'in temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde katılana ait taşınmazların devrini sağlamak amacıyla katılan adına sahte nüfus cüzdanı ve bu sahte nüfus cüzdanına dayanarak düzenlenen sahte vekaletname çıkarttırarak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır.
-
Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
-
Katılan aşamalarda; "olay tarihinde benim yetiştirdiğim bahçeyi benim haberim olmadan sahte belgeler düzenleyerek alıp satmışlar, benim kira kontratı yaptığım şahıslardan kimlik bilgilerimi temin edip, ...Nüfus Müdürlüğünden kimlik belgelerimi temin edip buna göre sahte olarak vekaletname düzenletip bana ait gayrimenkulün satışını yapmışlar, satış yapıldıktan sonra çevrede benim gayrimenkulümün satıldığını duyunca ben kendim tapuya müracaat ettim, benim rızam olmadan ve benim adıma gerekli belgeler gerçek olarak düzenlenmeden nasıl satış yapıldığını tapu müdürüne sordum, onlarda yaptıkları incelemede ibraz edilen belgelerin sahte olduğunu anlayınca satış işlemini iptal ettiler, bana karşı bu eylemi yapan sanıklardan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde ...Nüfus Müdürlüğünden katılan adına sahte bir nüfus cüzdanı çıkarttıkları, bu sahte nüfus cüzdanı ile de katılanın ... ili ... ilçesi ...köyündeki bir kısım taşınmazlarını satmak maksadıyla ...6. Noterliğinden sahte vekaletname düzenlettirdikleri ve bu sahte vekaletname ile katılan adına kayıtlı bir kısım taşınmazların satışını gerçekleştirdikleri olayda, sahte nüfus cüzdanı düzenleme ve buna istinaden vekaletname düzenlettirme şeklinde sabit olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde ...Nüfus Müdürlüğünden katılan adına sahte bir nüfus cüzdanı çıkarttıkları, bu sahte nüfus cüzdanı ile de katılanın ... ili ... ilçesi ...köyündeki bir kısım taşınmazlarını satmak maksadıyla ...6. Noterliğinden sahte vekaletname düzenlettirdikleri ve bu sahte vekaletname ile katılan adına kayıtlı bir kısım taşınmazların satışını gerçekleştirdikleri olayda; sahte nüfus cüzdanı düzenleme ve buna istinaden vekaletname düzenlettirme şeklinde sabit olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 tarihli ve 2011/1 352 Esas, 2012/135 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, aleyhe değiştirmeme kuralı uyarınca, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği ağır sonuç ceza uygulanmayan sanığın, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hesap hatası da yapılarak nispeten hafif sonuç cezadan ötürü ikinci kez avantajlı bir uygulamadan yararlandırılmasının çifte atıfet olarak hakkaniyete aykırı olacağından, sabıkasız olup 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 8 ay yerine 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen sanık hakkında hükmün düzeltilmesi yapılarak erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılması yönünden bozma yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen ve eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında hüküm kurulurken temel ceza 2 yıl hapis cezası olarak tayin edildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulandıktan sonra sonuç cezanın 1 yıl 8 ay yerine 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/127 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B 4) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/127 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki " 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkartılarak yerine " 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24