Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21351
2023/7001
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/17 E., 2015/280 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 Tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/280 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; senedi veren kişinin İ.E. isimli şahıs olduğuna, sanığın bir kastının bulunmadığına, maddi ve manevi unsurları oluşmayan suçlardan dolayı sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılanın kredi başvurusunda bulunmak üzere bankaya gittiğinde, adına sahte senet oluşturulduğu ve bu senedin protesto edildiğini öğrenmesi ve şikayetçi olması üzerine olayla ilgili soruşturma başlatılmış ve sanık hakkında atılı suçları işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
-
Senette lehtar ve birinci ciranta olarak görünen... isimli şirketin sahibi ..., alınan beyanlarında, iş yerinin damadı olan sanık tarafından idare edildiğini, senedi ilk defa gördüğünü, birinci ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
-
Sanık savunmalarında; söz konusu senedin temyiz dışı sanık ... ile arasında ticari ilişki bulunan İ.E. tarafından verildiğini, senet verilirken yalnızca keşideci bölümünün dolu olduğunu, kalan kısımların, İ.E'nin okuma yazması olmaması nedeniyle kendisi tarafından doldurulduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
-
Tanık olarak beyanı alınan İ.E. senedin kendisi tarafından verilmediğini, sanığın beyanlarının doğru olmadığını ifade etmiştir.
-
Senette ikinci ciranta olarak görünen şirket yetkilisi ... İtak, sanıkla ticari ilişkisi karşılığında sanık tarafından kendisine çek verildiğini, kendisinin de çeki başka bir ticari ilişkisinde kullandığını, ancak çekin karşılıksız çıkması nedeniyle aracının haczedildiğini, borcu ve tüm masrafları ödeyerek aracı geri aldığını, bunun üzerine sanık tarafından söz konusu senedin kendisine verildiğini beyan etmiştir.
-
Dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre; senedin ön yüzünde yer alan yazıların sanığın eli ürünü olduğu, keşideci imzası ve birinci ciranta bölümündeki imzaların sanığa, katılana ya da temyiz dışı sanık ...'a ait olup olmadığına dair yeterli nitelikte kaligrafik bulgu tespit edilemediği belirtilmiştir.
-
Mahkemece, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, ikinci ciranta olan ... .. Ltd. Şti yetkilisi ......tan aldığı malzeme karşılığında çek verdiği, söz konusu çekin ... İtak tarafından kullanıldığı ve başka birisine ciro edildiği, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ... İtak hakkında da icra takibi yapıldığı ve aracına haciz konulduğu, ......ın haczedilen aracını alabilmek için ödeme yaptığı ve aracını geri aldığı, ancak çeki geri alamadığını ve hala icra dosyasında olduğunu, bunun üzerine sanığın kendisine elinde bir senet olduğunu söyleyerek dava konusu senedi, ......a verdiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8 69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışların sonucunda doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:41