Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/22704

Karar No

2023/6874

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/919 E., 2019/322 K.

SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Sanıklar ... ve... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası sevkiyle kamu davası açıldığı, sanıklardan... hakkında mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verildiği ve kesinleştiği Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının ise sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından “...hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi” gerekçesi ile “sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına” karar verilmiştir.

  2. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bu bozma kararı üzerine uzlaştırma yoluna başvurulduğu, tarafların uzlaşamadıklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinın 2017/919 Esas, 2019/322 Karar sayılı, 29.04.2019 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddelerine göre sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçu işleyiş şekli, meydana gelen tehlike ve zararın boyutu, haksız olarak elde ettiği 10,000 TL paranın miktarı sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi dikkate alınarak takdiren ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 3.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilen bölümleri nazara alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü bendlerindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesi(etkin pişmanlık), 62 nci maddesi (takdiri indirim), 51 inci maddesi (cezanın ertelenmesi), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, adli emanette kayıtlı bir adet CD’nin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; sanığın atılı eylemi gerçekleştirmediği, gerçekleştirdiğine dair dosyada somut hiçbir delil bulunmadığı, mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, zira atılı eylemi sanığın gerçekleştirmediği, müştekileri de tanımadığı, mahkumiyet hükmünün hiçbir sebebe ve delile dayanmaması ve Yargıtayca re’sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması yönünde talepte bulunmuştur.

Sanık temyiz dilekçesinde; adli sicil kaydıdaki tekerrüre esas alınaın 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrasındaki dolandırıcılık suçunun aynı Kanun’un 2 inci ve 7 inci maddeleri gözetilerek uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sunucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi, adli sicil kaydındaki diğer suçların da 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve uzlaşma kapsamına alınıp alınmadığı, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeni ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. İddianamede; sanık ...'in araba tamiri işi ile uğraştığı, araç satın almayı düşünen katılanın arkadaşı olan ve hakkında ek takipsizlik kararı verilen ... aracılığı ile sanık ...'le tanıştığı, sanık ...’in katılana icra satışından ucuza 2006 model Renault Clio marka bir aracı 10.000,00 TL karşılığında alıp katılana satabileceğini, işin tamamen yasal olduğunu belirttiği, bu söylemlere inanıp güvenen katılanın 30.10.2011 tarihli yazılı belge karşılığında sanığa 4.000,00 TL peşin ödemede bulunduğu, sanık ...’in ertesi gün yani 31.12.2011 tarihinde telefonla katılanı arayıp icradan yapılan satış ihalesini aldığını kalan 6.000,00 TL'nin acilen ödenmesi gerektiğini söyleyerek 6.000,00 TL'nin iş yerinde muhasebeci olarak çalışan diğer şüpheli...n banka hesabına yatırılmasını istediği, katılanın bu parayı da 01.11.2011 tarihli dekont ile havale ettiği ancak sanığın katılana araç teslimi yapmadığı, aldıkları parayı da iade etmedikleri, sanık...n da hesabına gelen parayı çekip diğer sanık ...'e ulaştırarak suçun işlenmesini kolaylaştırmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenilmesine katıldığı” iddiası ile sanıklar ... ve... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası sevkiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı,

  2. Sanıklardan... hakkında mahkumiyetine yeter delil bulunmadığından beraat kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği,

Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının ise sanık müdafiinin temyiiz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından “...hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi” gerekçesi ile “sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına” karar verildiği görülmektedir.

  1. Sanık, Mahkeme ifadesinde özetle; “suçlamayı kabul etmediğini, borcu bulunduğunu, oto tamir iş yeri olduğunu, iş yerine gelen madeni yağcıya da borcum bulunduğu, borcunu ödeyemediğinden tartışmaya başladıklarını, arabasını tamir ettiği için tanıştığı ve o gün iş yerinde bulunan, ...’in, kendisine aylık yüzde 10 faizle para bulabileceğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, katılanı sanığın iş yerine çağırdığını, katılandan yüzde 10 faizle 10.000,00 TL borç aldığını ve 30.000,00 TL bedelli senet verdiğini, sonra katılanı telefonla arayıp 5.000,00 TL daha istediğini, katılanın bir ay vadeli kabul ettiğini, şehir dışında olduğu için o zaman iş yerinde temizlik ve muhasebe işlerine bakan temyiz dışı sanık...'in hesap numarasını verdiğini, katılanın...'in hesabına 6.000,00 TL para yatırdığını, bir gün sonra katılanın kendisini arayıp ben paraya sıkıştım parayı geri ver diye söyleyince...'i arayarak parayı tekrar katılana vermesini söylediğini, ...’ın da parayı tekrar katılana ödediğini, aldığı 10.000,00 TL'nin 7.000,00 TL'sini ödediğini, kalan kısmını ödeyemediğini, katılanınsa halen 15.000,00 TL alacağı olduğunu söylediğini, katılana para ödediğine ve...n hesabına yatırılan parayı katılana ödediğine ilişkin hiçbir belgesı bulunmadığını, katılana verdiği 30.000,00 TL bedelli senedi halen katılanın iade etmediğini, faizle para verdiğinin anlaşılmaması için telefonla görüşürken araba alım satımı yapıyormuşuz diye konuşalım diye katılanın söylediğini, bu nedenle telefonla böyle konuştuklarını, katılana araba alacağım diye bir şey söylemediğini, suçlamayı kabul etmediğini” savunmuştur.

  2. Katılanın Mahkeme ifadesinde özetle; “Ben bir araba almak istiyordum arkadaşım olan ... bana ... isimli arkadaşının olduğunu, bunun Türkiye genelinde icradan ihale ile düşük fiyata araç satın aldığını bana da bu şekilde araç alması için aracı olabileceğini söyledi, ben de kabul ettim, telefonla ...'yı arayıp durumu bildirdim, biz de ... ile ... Otelde buluştuk, benim yanımda patronumda vardı, kendisi ile görüştüğümüzde icrada uygun fiyata araç alabileceğini ...'in arkadaşı olduğunu, onun ricasını kıramayacağını, hatta 2008 model Renault Clio Seymbol tipi bir araç ihalesinin yapılacağını, bunu 10.000,00 TL'ye alabileceğini söyledi, ben de ikinci görüşmemizde kendisine 4.000,00 TL nakit para verdim, buna ilişkin bana yazılı belge verdi, yanlış hatırlamıyorsam bir gün sonra beni telefonla arayıp ...'da araç ihalesine girdiğini 10.000,00 TL'ye aldığını, 6.000,00 TL'yi hemen göndermemi söyledi, ben de kendisinden hesap numarası istedim, bana sekreteri olduğunu söylediği...'in hesap numarasını verdi, ben de bu hesap numarasına 6.000,00 TL parayı yatırdım, daha sonra kendisini aramama rağmen arabayı bir türlü bana teslim etmedi, paramı da iade etmedi, sonrada telefonlarıma çıkmadı, bu zamana kadar ödediğim parayı alamadım, bana herhangi bir arabada almadı, dolandırıldığımı anladığım için sanıklar hakkında şikâyetçi oldum, zararım karşılanmadığı için haklarında şikâyetçiyim, davaya da müdahil olmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

  3. Hakkında beraat kararı verilen ve bu karar kesinleşen sanık... Mahkeme ifadesinde özetle; “suçlamayı kabul etmediğini, ...'nın işlettiği oto tamir iş yerinde 2 3 ay yemek, çay, temizlik işlerinde çalıştığını, sanık ...’in bir defasında şehir dışında olduğu bir gün telefonla arayıp birisi para yatıracak senin hesap numarana yatırsın diye söyleyip banka hesap numarasını istediğini, sonra sanık ...’in kendisini arayıp hesaba para yatırıldığını, bu parayı çekmesini, bir kişinin gelip parayı alacağını söylediğini, kendisinin de parayı akşam üzeri bankadan çektiğini, ertesi gün iş yerine gelen bir kişiye 6.000,00 TL parayı ödediğini, kime ödediğini hatırlamadığını ancak yanlış hatırlamıyorsa sanık ...’in kendisine Şahin bey gelecek diye söylediğini, parayı ödediği kişiyi şu anda görse de tanımayacağını, katılanı tanımadığını, Cumhuriyet savcılığı ifadesi ile çelişki nedeniyle sorulduğunda; şimdiki ifadesinin doğru olduğunu, ...'in faizle borç para alıp almadığını bilmediğini, ancak sanık ...’in kendisine faizle borç para alacağım diye konuştuğunu, katılanın nüfus cüzdanı fotokopisi gösterilerek parayı bu kişiye verip vermediği sorulduğunda; bu kişiyi daha önce hiç görmediğini, parayı verdiği kişinin de bu kişi olmadığını, ...'in nüfus cüzdanı fotokopisi gösterilerek parayı o kişiye verip vermediği sorulduğunda; bu şahsı da ilk defa gördüğünü, parayı verdiği kişinin bu şahıs da olmadığını, parayı ödediği kişinin katılan olup olmadığını bilmediğini, nüfus cüzdanı fotokopisindeki kişi ile hiç karşılaşmadığını” savunmuştur.

  4. Tanık ... Mahkeme ifadesinde özetle; “ katılanın arkadaşı olduğunu, sanık ...’in evvelce araba tamir ettirdiğinden tanıdığını, ...’in kendisine sohbet arasında icra dairelerinden ve sigorta şirketlerinde tanıdıkları olduğunu, icralık ve arızalı araçları ucuz olarak alıp tamir yaptığını, daha sonra da ucuza sattığını söylediğini, katılan araç alacağını söyleyince sanık ...'in telefon numarasını katılana verdiğini, isterseniz bir görüşün dediğini, sonra katılanın sanık ...’i aradığını ve aralarında icradan araç almak için anlaştıklarını ancak kendisinin bu hususlarla doğrudan bir bilgisi bulunmadığını, kendisine katılanın söylediğini, kendisinin sanık ... ile katılan ...'ı hiç bir zaman yan yana buluşturmadığını, sanık ... ile katılanın tamamen kendi aralarında görüşüp anlaştıklarını, katılanın parayı vermesine rağmen sanık ...’in arabayı teslim etmediğini katılan anlatınca beraber ...'yı defalarca telefonla aradıklarını, telefonlara cevap vermediğini, cevap verdiği zamanda arabayı getireceğini söyleyip oyaladığını, diğer sanık ...’ı tanımadığını” beyan etmiştir.

  5. Dosyada mevcut 30.10.2011 tarihli belgeye ilişkin olarak; bu belgenin, katılanın şikâyet dilekçesi ekinde sunulu olduğu, üzerinde; “alan ...” ve sanık ...’in TC kimlik numarası yazılı olup, “araç karşılığı 4.000,00 TL ödendi, Toplam 10.000,00 TL verilecek olan 6.000,00 TL” şeklinde açıklama bulunduğu görülmektedir. Sanık, bu belge hakkında Mahkeme ifadesinde; “bu belgeyi ben verdim doğrudur, bunu da borç para aldığım anlaşılmasın diye kendisi yaptırdı” şeklinde savunma yapmıştır.

  6. Bankaya yatırılan 6.000,00 TL para bakımından; dosyada katılanın şikâyet dilekçesi ekinde ibraz edilen banka dekontunda; 01.11.2011 tarihinde ...adlı kişi tarafından beraat eden sanık...’in hesabına “... araç için” şeklinde açıklamalı 6.000,00 TL para yatırıldığı görülmektedir. Sanık, bu belge hakkında Mahkeme ifadesinde; “bir diyeceğim yoktur” şeklinde söylemiş ve yukardaki savunmaları yapmıştır. Katılan şikayet dilekçesinde; “işvereni Mehmet Köse’nin, maaşından kesilmek üzere bu parayı banka hesabına göndereceğini söylediğini” belirttiği görülmektedir.

  7. Katılanın şikâyet dilekçesinde ibraz edilen 2 kişinin telefon konuşmasını içeren CD bakımından; bu CD’de 2 kişinin araç, teslim, kayınpederin ameliyat olduğu gibi konuşmalar bulunduğu dosyadaki CD polis inceleme tutanağı ile anlaşılmaktadır. Tanık ..., bu CD okuma tutanağı hakkında Mahkeme ifadesinde; “Bu telefon görüşme kaydı doğrudur, bu görüşme kaydını da ben kayıt yaptım, ...'a verdim, aynı şekilde ...'in telefon numarasını ben Aydın isimli çalıştığım iş yerinde şoförlük yapan başka bir arkadaşa vermiştim, onu da aynı şekilde dolandırmış, ben arabaları teslim etmesi için kendisini aradığımda da bu şekilde oyalıyordu dedi“ şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık ... bu CD okuma tutanağı hakkında Mahkeme ifadesinde; “Bu konuşma içeriği doğrudur, ... ile yapmıştık, ben kendisine kayınpederimden para alıp vereceğimi söylemiştim, oda parayı ödediğim takdirde senedimin iade edileceğini anlatıyordu” şeklinde savunma yapmıştır.

  8. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinın 2017/919 Esas, 2019/322 Karar sayılı, 29.04.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında, iddianamedeki isnatların sanık ... hakkında sübut bulduğu gerekçesi ile yukarda açıklanan şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

  1. Gerekçeli karar başlığında 05.11.2011 şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "30.10.2011 ve 01.11.2011" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

  2. Sanığın tekerrürüne esas alınan ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

  3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2017/919 Esas, 2019/322 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardolandırıcılıktemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim