Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/27429

Karar No

2023/687

Karar Tarihi

15 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/112 E., 2019/1201 K.

SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2012 tarihli ve 2011/579 Esas, 2012/923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesi 58 inci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

  2. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2012 tarihli ve 2011/579 Esas, 2012/923 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.01.2017 tarihli ve 2017/257 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra, yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/112 Esas, 2019/1201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizi, adli para cezasının fazla verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, kendisini katılana Oktay ismiyle tanıtıp, katılanın SRC belgesi almasını sağlayacağı vaadiyle 14.02.2011 tarihinde katılandan ehliyet ve 90,00 TL para aldığı, ertesi gün arayıp paranın yetmediğini belirtip 250,00 TL parayı kurstaki ... hesabına yatırmasını söylemesi üzerine katılanın belirtilen miktarı sanık adına gönderdiği, 19.02.2011 günü de katılanın yanına gelip telefonunun arızalandığını belirterek katılana ait telefonu aldığı ve ortadan kaybolduğu anlaşılmıştır.

  2. Sanık savunmalarında özetle; katılandan aldığı parayı borç olarak aldığını belirtmiştir.

  3. Soruşturma aşamasında katılana yaptırılan teşhis işlemine ilişkin tutanak dosya içerisindedir.

  4. Katılan; zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.

  5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. Aynı suç işleme kararı ile katılandan birden fazla kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmayarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı cihetle, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ikinci kez atıfete sebep olacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

  2. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın tevilli ikrarı ve teşhis tutanağı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Mahkemece çok sayıda sabıkası olan sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi kapsamındaki seçenek yaptırımlar müessesesi yönünden "Sanığın işlediği suçun özellikleri ve suçlu kişiliği dikkate alınarak cezadan beklenen gayenin seçenek yaptırıma çevrilmekle karşılanmayacağı" şeklindeki, aynı Kanun'un 51 inci maddesi kapsamındaki erteleme müessesesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden ise; "Sanığın adli sicil kaydı gereği suç tarihi öncesi ve sonrasına ait defaten farklı suç nevilerinden işlemiş olduğu mahkeme kararları gereği hakkında tekrar suç işlemeyeceği yönünden kanaat oluşmadığı" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/112 Esas, 2019/1201 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardolandırıcılıkhukukîtemyizincelenentevdiinesüreçv.olgularkararınonanmasınagerekçesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim