Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14319
2023/6405
21 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/170 E., 2014/326 K.
SUÇ: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2014 tarihli ve 2014/170 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hesabını kullandığını bahsettiği Serdar Kozaman'ın beyanı alınmadığından eksik araştırmaya ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılan ...'ın, forum.donanimhaber.com adlı internet ortamında bilgisayar ekran kartı satışı yapan ve kendisini ... ismi ile tanıtan sanık ile irtibata geçtiği, alışverişe konu ekran kartının bedeli olan 310,00 TL'yi sanığın bildirdiği nesine.com bahis sitesine yatırdığı, aynı gün sanığın banka hesabına havale edildiği, böylece sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
-
Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde askerde olduğunu, internet üzerindeki üyelik bilgilerinin arkadaşı olan Serdar Kozaman tarafından kullanıldığını, bu kişinin kendisinin kimlik bilgilerini kullanarak başkalarını dolandırdığını, Serdar Kozaman'ın bu eylemleri nedeni ile Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava olduğunu beyan etmiştir.
-
Katılan ... aşamalarda alınan beyanlarında, sanık ile form.donanım.haber.com internet adresinde 1 adet ekran kartının alınması karşılığında kendisi ile 310 TL'ye anlaştığını, parayı sanığın hesabı olan nesine.com hesabına yatırdığını, oradan parayı çekmesine rağmen ekran kartını göndermediğini, zararının halen giderilmediğinden sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Varto Askerlik Şubesinin 17.02.2014 tarihli yazısı ile, sanığın 12 aylık er statüsündeki askerliğe 14.09.2010 tarihinde sevk edildiği, 17.06.2012 tarihinden itibaren de firar olarak arandığı bildirilmiştir.
-
İlk olarak paranın yatırıldığı "nesine.com" internet adresinin sahibi olan D Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık A.Ş.'nin 09.01.2013 tarihli yazısı ve ekindeki banka dekontundan, üye numarasının sanığa ait olduğu ve katılanın yatırmış olduğu 310,00 TL'nin 08.08.2011 tarihinde sanığa ait banka hesabına gönderildiği bildirilmiştir.
-
UYAP kayıtlarının tetkikinde ve sanığın savunmasında bahsettiği üzere, sanığın benzer eylemleri nedeniyle (Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/108 Esas; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/52 Esas sayılı vs.) birçok dosyadan yargılandığı, savunmasında hesabını kullandığından bahsettiği Serdar Kozaman'ın da sanıktan şikayetçi olduğu tespit edilmiştir.
-
Mahkemece, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmalarına itibar edilmeyerek, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanığın değişik internet sitelerinden mağdurların ilgisi çekebilecek şekilde sahte ilanlar verdiği, bir şekilde ikna ettiği mağdurların vermiş olduğu hesap numaralarına para yatırmalarını sağladığı, akabinde mağdurlar tarafından kendisine ulaşılamadığı, bu şekilde haksız menfaat temin ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, eksik incelemeye yönelik talep yönünden mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.Ancak;
a.) Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esasa teşkil ettiği belirtilmemiş olması,
b.)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.07.2008 tarihli ve 2008/2 Esas, 2008/120 Karar sayılı sayılı ilamında, 5237 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 6 ay 20 gün hapis; aynı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, kısa süreli hapis cezalarının aynı Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 4 ay ve 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbirine çevrildiği, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu ilamdaki seçenek yaptırıma ilişkin mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
c.)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/8 151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/87 Esas ve 2011/89 Karar sayılı ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/2 Esas, 2008/120 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
d.)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2014 tarihli ve 2014/170 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 numaralı bendindeki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulandığı “ Sanığın, 5237 Sayılı TCK'nın 53/2 madde delaletiyle aynı kanunun 53/1 (a) (b) (d) (e) maddesi bentlerindeki hakları kullanmaktan hükmün infazına kadar geçerli olarak ayrıca aynı kanunun 53/3 maddesi delaletiyle 53/1 (c) bendi gereğince kendi altsoyu açısından koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olarak kendi altsoyu haricindeki kişiler yönünden ise hükmün infazına kadar geçerli olarak velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA” şeklindeki kısım çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı tarihli iptal kararı ile oluşan duruma göre sanık hakkında TCK'nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 7 nci bendindeki 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı paragrafın çıkarılıp yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/87 Esas ve 2011/89 Karar sayılı kararından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03