Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1367
2023/6399
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/361 E., 2014/429 K.
ŞİKÂYETÇİ: Artı Anadolu Danışmanlık A.Ş.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, şikayetçi vekili, sanıklar ..., Duygu Kaya, ... ve ... müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî Ret, Kısmî onama, Kısmî düzeltilerek onama
-
Katılan Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. vekilinin temyizi yönünden, katılan vekilinin 27.02.2023 tarihli dilekçesine göre, bu dosyadaki alacaklarını 01.12.2011 tarihli noter sözleşmesi ile Anadolu Varlık Yönetim Şirketine devrettikleri ve buna dair belgeleri de sunduğu anlaşıldığından kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir.
-
Şikayetçi Artı Anadolu Danışmanlık A.Ş. (eski unvanı Anadolu Varlık Yönetim A.Ş.)'nin temyizi yönünden, şikayetçinin sözleşmeye konu alacağı temlik alması sebebiyle sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, vekilinin kararın usulüne uygun olarak 10.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine UYAP kaydına göre vekaletnamesine ekli olarak sunduğu 14.03.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni sürede temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; şikayetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir.
-
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden şikayetçi vekili ve sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/361 Esas, 2014/429 Karar Sayılı Kararı ile Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan;
-
Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat,
-
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... hakkında kurulan hükmün onanması, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden sanıklar lehine vekalet ücretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına dair tebliğname ve şikayetçi Artı Anadolu Danışmanlık A.Ş. vekilinin kararı süresi geçtikten sonra temyiz etmesinden dolayı temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekçeli ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyiz istemi, beraat eden sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine, sanık ... hakkında verilen ceza miktarının az olduğuna ve ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaireye,
-
Şikayetçi vekilinin temyiz istemi, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istemi; katılan şirketin alacağını devrettiğinden şikayet ve katılma hakkı olmadığına, sanık ... hakkında öncelikle şikayet yokluğu sebebiyle davanın düşmesine veya beraatine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi ve sanıklar ..., ... ve ...'in beraat etmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanıkların, yetkilisi oldukları şirket ile şikayetçi Yapı kredi AO arasında düzenlenen 11.01.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin gereklerine uymadıkları gibi gönderilen ihtarname sonrası da makineleri iade etmedikleri iddiasıyla haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davaları açılmıştır.
-
Beşiktaş 1. Noterliğinden tanzim edilen 11.01.2007, 02536 yevmiye nolu finansal kiralama sözleşmesi ve ekleri, 19.09.2008 tarihli ihtarname, 26.03.2004 tarihli imza sirküleri, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazıları, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/196 Esas, 2009/473 Karar sayılı alacak davasına dair gerekçeli karar dosya içerisindedir.
-
Mahkemece, kira sözleşmesinin şirketin temsilcisi olan sanık ... ile yapıldığı, sanık ...'nın sözleşmede müşterek borçlu olarak gösterildiği, ancak bütün işleri sanık ...'in yürütmesi sebebiyle sanık ...'nun sadece hukuki sorumluluğundan bahsedileceği, cezai sorumluluğunun olmadığı, diğer sanıklar ..., ... ve ...'in de sözleşmede adlarının hiç geçmediği anlaşıldığından, sanık ...'nın mahkumiyetine, diğer sanıkların beraatine dair temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV.GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Sanık ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmediği anlaşıldığından, sanık lehine vekalet ücreti takdiriyle hükmün düzeltilerek onanması gerektiğine ve ön inceleme kısmının ikinci paragrafında açıklandığı üzere şikayetçi vekilinin kararı süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından temyizin süreden reddedilmesi gerektiğine yönelen Tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
B.Şikayetçi Yapı Kredi Finansal Kiralama Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında açıklandığı üzere katılan Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O.'nun katılma ve temyiz hakkı olmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Katılan Artı Anadolu Danışmanlık A.Ş. Vekili ve Vekalet Ücretiyle Sınırlı Olarak Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
-
Suç tarihinin 31.11.2008 olması gerekir iken gerekçeli karar başlığında "11.01.2007" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
-
Beraatlerine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar ..., ... ve ... lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
D.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
-
Suç tarihinin 31.11.2008 olması gerekir iken gerekçeli karar başlığında "11.01.2007" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuş,
-
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A.Katılan Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/361 Esas, 2014/429 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan Artı Anadolu Danışmanlık A.Ş. Vekili ve Vekalet Ücretiyle Sınırlı Olarak Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/361 Esas, 2014/429 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Sanıklar ..., ... ve ... beraat ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/361 Esas, 2014/429 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03